KORİDOR

KORİDOR
En Uzun Yoldur insanın içi…!?
“gecenin üçü
sabahın körü
hatta cehennemin dibi”….
“Bir gün insanların hayvanları öldürmeyi tıpkı insan öldürmek gibi cinayet kabul edeceğine inanıyorum.” “Çilekesler… ! sömürüye, işkenceye, ölüme sessizce katlananlar… Kapitalist endüstrinin, din yalanının, hümanizmin kurbanları… Piramidin tepesinde hüküm süren sömürüye doymayan, şımarık, isgalci modern aşağılık insanın eziyetinden size kurtuluş yok gibi.”
__ Yıllardır terk edilmiş bir binanın yarısı yıkılmış tarafında dolaşıyordum. Merak beni bu çoktan unutulmuş harabeye çekmişti; aslında o beni çağırmış, bende çağrıya uymuştum.
Eski evin içinde dolanırken altımdaki çürümüş ahşap zemin gıcırdayarak ses veriyor, duvarlardan gelen nemli bir soğuk içimi titretiyordu.
Kocaman koridorun ortasında durdum. Birden, içimde tuhaf bir his uyandı; sanki biri beni izliyormuş gibi hissettim.
Gözlerim etrafı tararken, köşede bir siluet fark ettim. Karanlıkta belirsiz, ancak belli belirsiz bir varlık. Adımlarımı yavaş yavaş o yöne doğru attım. Yaklaştıkça, şeklin daha da netleştiğini gördüm. Bir kadındı, eski bir kıyafet giymişti ve başında eskimiş bir şapka vardı. Ancak yüzü, yüzü yoktu. Sanki bir boşluk, bir karanlık.
Kalbim hızla atmaya başladı. Kadının yanına yaklaştığımda, bana döndü, yüzü yoktu ama sanki bana doğrudan bakıyordu. Titreyen ellerimle ona dokundum. Aniden, o soğuk, boşluğa dokunduğumu hissettim.
Birden, odanın her yerinde hışırtılar işitmeye başladım. Başımı çevirdiğimde, her yerde aynı siluetlerin belirdiğini gördüm. Hepsi yüzü olmayan figürlerdi. Bir çığlık atıp kaçtım, ancak her köşede, her koridorda onlar vardı.
Nefes nefese, bir kapıya koştum. Açıp dışarı çıktığımda, kendimi bu enkaz önünde buldum. Arkama döndüğümde, binanın kapısında duran kadının siluetini gördüm. Bu sefer biliyordum ki, asla yalnız değildim ve o hiç gitmeyecekti.?!
Handan Sabancı


