Blog
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Keçiören Belediyesine ait arsa ve dükkanları tek tek satıyor. Belediyeye ait Tepebaşı’nda bulunan kütüphaneninde içerisinde olduğunu dükkanların satılmasına vatandaşlar büyük bir tepki gösterdi. Keçiören önceki dönem belediye başkanı Turgut Altınok, mevcut Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ı sosyal medya hesabından sert sözlerle eleştirdi. Altınok, “Keçiören Belediyesi büyük bir ihanete imza atarak Tepebaşı’ndaki
Kükürtlü Ticaret ve Sanayi İlkokulu, geçtiğimiz yıl başlattığı kan bağışı kampanyasını bu eğitim-öğretim döneminde de sürdürüyor. “Kan vermek hayat kurtarır” sloganıyla yürütülen kampanya, hem öğrenciler hem de veliler arasında büyük destek görüyor. Okul Müdürü Mustafa Cengiz, kan bağışının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bir çocuğun, bir annenin, bir babanın veya bir kardeşin hayatını kurtarmanın
Akçakale’de Park Açılışına Gölge Düşüren Engelleme Girişimi urfaeksprescom haberine göre, Akçakale Belediye Başkanı Abdülhakim Ayhan yönetimindeki belediye, Bolatlar mevkisinde bulunan Balıklıgöl Parkı’nda düzenlenmek istenen açılış törenine skandal bir müdahalede bulundu. Önceki dönem Belediye Başkanı Mehmet Yalçınkaya’nın halkla buluşarak açılışını gerçekleştirmek istediği park alanına, Akçakale Belediyesi zabıta ekipleri ve jandarma birlikleri gönderildi. Açılışa katılmak üzere alanda
Hakim, çocuk yaşta savaşta ailesini kaybetmişti. Acı ve yıkım içinde büyümüştü. Aylarca düşündükten sonra bir seçim yaptı. Nefret yerine barışı, iyiliği, sevgiyi seçti. Yaşadığı ülke, savaşla parçalanmıştı. Farklı ülkelerde de savaş vardı. İnsan, insana acımıyordu. İnsanlar umutsuz. Hak, haksızlığın altında feryad ediyordu. Akılarıyla vedalaşmış bir avuç canavar, insanları katlediyor… Dünyanın hakimi olmaya çalışıyordu. Bebekler, çocuklar
Batman eski belediye başkanının oğlu olan Muhammed Numan Kalkan, Anavatan Partisi engelliler birim başkanlığına atandı. Ataması, Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, tarafından yapılan Kalkan, şu ifadeleri kullandı. “Türkiye siyasetine iki dönem damla vuran rahmetli Turgut Özal’ın kurmuş olduğu Anavatan Partisinde engelliler birim başkanlığına atamamı yapan Genel Başkanım İbrahim Çelebi’ye teşekkür ediyorum. Engelli bireylerin hakları
Son zamanda kulağımızın varla yok arası işittiği, zihnimizin “Bu ne ki?” diye meraklandığı, gözlerimizin ise hasbelkader denk gelirsek tekrar okumak istediği bir kelime. Kimi yazımlarda önümüze çıkmaya başlayan, bazı tabelalarda gözümüze çarpan, bazı işyerlerine isim olarak konmuş olan hatta vakıf/dernek adı olarak bile yakıştırılan kelimedir Orenda. Hal böyle olunca benim araştırmacı yönümü ve kelimelere olan
Sevgili okurlarım: Biz engellilerin yaşamı zaten çok zor, zaten gerçekten çok zor bir hayatımız var. Fakat, devletimiz bunu daha çok zorlaştırabilmek için elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Engelli maaşı için başvurduğumuz zaman eve gelip baktılar, evdeki perdeye, halıya, evdeki eşyalara baktılar. Benim hakkım olan parayı bana vermemek için resmen dilenci muamelesi yaptılar. Zaten bir süre sonra
CHP Ankara İlçe Kongreleri yapıldı. 5 ilçe hariç hepsinde mevcut başkanlar seçildi.Kahramankazan,Elmadağ ,Keçiören mevcut a başkanları yeniden aday olmazken Ayaş’ta yapılan iki adaylı kongrede mecut başkan Bekir Şen seçimi kaybederken rakbi Fatih Öztürk kazandı.Çankaya’da ise bir süre önce atanan Ali Balta tek aday olarak yeni başkan seçildi. İki adaylı geçen Kızlcahamam ve Güdül İlçe Kongrelerini
Türk Dilimizin, bizim dilimizin, Cumhuriyet tarihinde resmi olarak tekrar anadil ilan edilmesinin 93.yılı hepimize kutlu olsun! 26 Eylül-6 Ekimde 1932 yılında gerçekleşen ilk kurultay ile özümüze dönmemizi, halk dili ile resmi dilin aynı olmasını, tarihimize ve değerlerimize sahip çıkmayı sağlayan en büyük güce sahip olduğumuz gündür; bugün! Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK bunu fark ederek
Pardon yanlışlıkla geldim bu dünyaya. Geçerken uğrarım diyordum ama onca kahpeliği bir arada yaşayan yaşatan toplumun içinde kaybolup gitmek de istemiyorum. Dünyalığım da bu kaçıncı gelişim bilmiyorum tekamül edişlerimi bilmesemde. Bildiğim tek şey yaşamım sürece deneyimlediğim özümlediğim yıprandığım hayat kalitemdeki süren yaşam hikayem. . Döngülerin tamamlanmayışından olsa gerek aynı nakaratlı bir hayata devam edişim. Labirentin
Ben büyüdüm galiba. Olaylara bakış açım daha bir değişti sanki,daha bir yumuşak,sevecen bakıyorum insanlara,onları anlamaya çalışıyorum şimdiye kadar bakamadığım başka pencereden bakıyormuş gibi. Hayatı kontrol etmekten olmayana ,oldurmaya çalışmaktan yoruldum çünkü. Hayatı olduğu gibi kabul etmeyi öğrendim galiba biz dominant yapılı insanlara göre hiç inandırıcı gözükmese de törpülenmek bu olsa gerek. Hayatın yükünü tek başına
Kırıkkale’nin Delice ilçesinde Üzüm ve Kavun Festivali düzenlendi Katılımın oldukça yoğun olduğu festivalde Delice binlerce misafire ev sahipliği yaptı. İlçe stadyumunda yapılan festival, tarımsal üretime dikkat çekmekle birlikte kültürel etkinlikde ilçede yaşan vatandaşlar ve ilçe dışından gelen vatandaşlar unutulmaz anlar yaşadı. Delice meslek yüksekokulu, Delice Belediyesi ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen panelde,
Azaflı Sosyal Yardım ve Kültür Derneği çocukları piknikte buluşturdu. Eskisehir şube başkanı Figen Kıyaklı, şunları söyledi.”Okullar açılmadan çocuklarımıza motivasyon sağlamak maksadıyla Gürleyik şelalesine gezi düzenledik. Gürleyik şelalesinde çocuklar doğayla buluştu. Eğlencenin doruk yaptığı gezi proğramı yapılan piknikle son buldu.”diyen Figen Kıyaklı, sözlerine şu şekilde devam etti. Gezi ve piknik programında çocuklar ile birlikte oyunlar oynadık,
Söz & Müzik: Selcan Eroğlu (Nakarat) Gece mavisi gibi gözlerin Derin, suskun, uzak denizlerin Yandım, adını söylerken Kaldım sende bir yarımken (1. Kıta) Ay sessiz, yıldızlar küskün Sana çıkan yollar hep düğüm Bir hayal mi, yoksa gerçek mi Söyle, sen de özledin mi? (Köprü) Rüzgarla geldin usulca Kalbimde yankın, gözümde buharda Bir bakışın yeterdi aslında
Yine bir Tutulmanın Gölgesinde Kalan Bizler. 7 Eylül kanlı ay tutulmasının önemini yüzleşmelerimizle kendimizle hesaplaşmalarımızla karşılamaktayız. İşte zamanı geldi herkes şapkasını önüne koyup bunu düşünmeli. Gökyüzünün kararmasıyla Ay kızıl bir örtüye bürünecek. Dünyanın, gölgesinde Ay’ın yüzüne düşecek. Sorulması gereken ise biz insanlar kendi gölgemizi nereye düşürmekteyiz? Tutulmalar, sadece gökte değil, kendi içimizde de bir kapanmalar
Mükemmeliyetçilik insanı yoran bir detaydır. Her şeyin hemen olabilmesini istemek olmayınca zorlamak ,zorladıkça olabilme olasılığını düşürmek . Sabır gösterilse akışına, bırakılabilinse daha çabuk olabileceğini bilmemize rağmen biraz geciktirdiğimizi ancak sonradan anlarız. Bizi yoran en önemli hatalarımızdan biri de bu. Diğerlerine gelince. Mutlu, güçlü görünebilmek yani mış yapmak. Halbuki hayatta her şeyin karşıtı olduğu gibi mutlunun
Kimsenin iyileştiremeyeceği ama bundan sonra da yıpratamayacağı durumları onarmak yeniden inşa etmek benim için hiç de kolay olmadı. Her yara verilen her darbe beni daha da güçlü , dayanıklı ve çok sert hale getirdi. Çok zayıf çaresiz olduğum anlar olmadı mı tabii ki oldu onlar da bile benim manevi duygularımı ve tutkularımı birazcık hırsımı kendimi
DE GAZZE Sözün bittiği, tükenmişliğin kol gezdiği, yokluğun en yok olduğu, çığlıkların en çok olduğu yersin sen… Dünyanın ayıbı, müslümanların şehadetlerinin ardını alamadığı yersin sen… Çocuklarını büyütemeden, bebeklerini çocukluğa eriştiremeden, gençlerine gençliklerini yaşatamadan şehit veren, yersin sen… Anaları evlatlarına doyamadan, toprağa gömen yersin sen… Gökyüzünden sana atılan bir çuval unun bile, etrafa saçılıp toplanmaya çalışıldığı

