Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

CEMİLE – 8. BÖLÜM

1 ay önce
82 kez okundu
CEMİLE – 8. BÖLÜM

CEMİLE – 8. BÖLÜM
Bir Tesadüfün Başlattığı Hikâye
Ali’nin hayatında son zamanlarda gözle görülür bir değişim vardı.

Günleri dükkânda çalışmak, arkadaşlarıyla vakit geçirmek ve bir gün ideallerini gerçekleştireceği günlerin hayalini kurmakla geçiyordu. Gençliğin verdiği heyecanla hem hayatı tanımaya hem de kendisine bir yol çizmeye çalışıyordu.

Ta ki bir gün dükkânın kapısından iki genç kız girene kadar…

Alışveriş yapmak için gelmiş gibi görünseler de, işin aslı biraz farklıydı.

Kızların dikkatini dükkândaki ürünlerden çok Ali’nin yakışıklılığı çekmişti.

Biraz sohbet ettiler. Sonra sohbet koyulaştı, gençlerin arasındaki samimiyet arttı. Derken akşam için arkadaşlarıyla birlikte sinemaya gitme planı bile yapıldı.

O yıllarda gençlerin en güzel buluşma yerlerinden biriydi sinema.

Salonda yan yana otururken Ali ile Eda birbirlerini gizli gizli süzüyorlardı.

Belki ikisi de o an bunun hayatlarında nasıl bir dönüm noktası olacağını bilmiyordu.

Ama o gün başlayan tanışıklık, beklenmedik bir hızla ilerlemeye başladı.

Eda büyükşehirlerden birinde yaşıyor ve aynı zamanda okuyordu. Tatili bitmiş, yeniden yaşadığı şehre dönmüştü.

Ama aklı Ali’de kalmıştı.

Hatta onu istasyona kadar geçirmeye gelmişti.

O yıllarda bugünkü gibi cep telefonları, mesajlar, görüntülü konuşmalar yoktu. Her evde telefon bile bulunmazdı.

Bu yüzden onların iletişim yolu mektuplardı.

Sayfalar dolusu cümleler, özlemler, hayaller…

Her mektup, aralarındaki bağı biraz daha güçlendirdi.

Yaz tatili geldiğinde Eda yine soluğu Ali’nin şehrinde aldı. Yakın bir akrabası da burada yaşıyordu.

Akşamları Ali işten çıktıktan sonra buluşuyor, arkadaşlarıyla birlikte o yılların popüler pastanelerine gidiyor, ardından eğlence yerlerinde vakit geçiriyorlardı.

Eda kendisini daha önce hiç tanımadığı bir hayatın içinde bulmuştu.

Bir tarafta idealleri uğruna eylemlere katılan, hayatın içinde kendisine bir yol arayan Ali…

Diğer tarafta ise onunla bir gelecek kurma düşüncesi giderek büyüyen Eda…

Eda aslında evlilik konusunda pek istekli değildi.

Çünkü okuyordu ve önünde gerçekleştirmek istediği hayalleri vardı.

Fakat bulunduğu şehir, genç bir kızın özgürce gezip dolaşabileceği, hayatını kendi istediği gibi yaşayabileceği bir yer de değildi.

Üstelik hayat artık onların planlarından daha hızlı ilerliyordu.

Eda küçük yaşta anne ve babasını kaybetmişti. Çok yakın bir akrabasının yanında kalıyordu.

Anne ve babasının yokluğunu hissettirmemek için onun üzerine titriyor, istediği hemen yerine getiriliyordu.

Eda da biraz nazlı, biraz şımarık büyümüştü.

Ama Ali farklıydı.

Onunla birlikte hayatında başka bir pencere açılmıştı.

Ve farkında olmadan yolları aynı yöne doğru kesişmeye başlamıştı.

Her şey bir anda gelişti.

Önce istemeler…

Ardından nişan…

Ve çok geçmeden nikâh…

Düğün yerine, o şehrin en popüler düğün salonlarından birinde nişan yaptılar.

O gece doyasıya eğlendiler.

Gençtiler…

Âşıktılar…

Ve önlerinde onları bekleyen koca bir hayat vardı.

Birkaç ay sonra da nikâh kıyıldı.

Eda ve Ali artık karı kocaydı.

Ama hayatın onlar için hazırladığı hikâye daha yeni başlıyordu.

Çünkü bundan sonra aşkın yanında hayatın gerçekleri, sorumluluklar ve hiç beklemedikleri sınavlar da vardı…

Eda ve Ali’yi evliliklerinin ilk günlerinde neler bekliyordu?

Bütün bunları bir sonraki bölümde anlatacağım.

HAYATA DAİR…

Benden bugünlük bu kadar. ❤️

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.