Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

İNSAN NE İÇİN YAŞAR?

2 hafta önce
82 kez okundu
İNSAN NE İÇİN YAŞAR?

İNSAN NE İÇİN YAŞAR?

İnsan, dünyaya yalnızca yaşamak için gelmez. Yaşamak; nefes almak, çalışmak, kazanmak ve zaman geçirmekten çok daha büyük bir anlam taşır. Her insanın hayatında kendine sorduğu önemli bir soru vardır: “Ben ne için yaşıyorum?” Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişse de insanı gerçek anlamda değerli ve anlamlı bir hayata taşıyan bazı temel değerler vardır. Aile, vatan sevgisi, sorumluluk ve liyakat bunların başında gelir.

İnsanın hayata tutunduğu ilk yer ailesidir. Aile, insanın sevgiyi, saygıyı, paylaşmayı ve sorumluluğu öğrendiği ilk okuldur. Anne ve babanın evlada, evladın anne ve babaya duyduğu sevgi; kardeşler arasındaki bağlar, insanın hayat boyunca taşıdığı en kıymetli hazinelerdendir. Maddi olarak sahip olduğumuz pek çok şeyi kaybedebiliriz; ancak ailemize duyduğumuz sevgi ve birbirimize verdiğimiz destek, hayatın zor dönemlerinde bize güç verir. Bu nedenle insan yalnızca kendisi için değil, ailesinin huzuru ve geleceği için de yaşar.

İnsanın hayatına anlam katan bir diğer büyük değer ise vatan sevgisidir. Vatan, yalnızca üzerinde yaşadığımız toprak parçası değildir. Vatan; geçmişimizin, kültürümüzün, tarihimizin, hatıralarımızın ve geleceğe dair umutlarımızın ortak adıdır. Bu topraklarda yaşayan insanların huzuru ve güvenliği için geçmişte büyük fedakârlıklar yapılmıştır. Vatanını sevmek yalnızca güzel sözler söylemekle değil, ona karşı sorumluluklarını yerine getirmekle mümkündür. İşini dürüst yapmak, çevresine faydalı olmak, ülkesinin kaynaklarını korumak, gençlerin iyi yetişmesine katkı sağlamak ve topluma değer katmak da vatan sevgisinin birer göstergesidir.

İşte burada liyakat kavramının önemi ortaya çıkar. Bir toplumun gelişmesi, görevlerin doğru kişilere verilmesiyle mümkündür. Liyakat; bir işi yapabilecek bilgiye, yeteneğe, tecrübeye ve ahlaki sorumluluğa sahip olmaktır. İnsanların hak ettikleri görevleri bilgi ve becerileri doğrultusunda üstlenmeleri hem adalet duygusunu güçlendirir hem de toplumun ilerlemesini sağlar. Çünkü bir makam veya görev, kişisel çıkarların değil, topluma hizmet etmenin aracıdır. Liyakat sahibi insan, kendisine verilen sorumluluğu bir ayrıcalık olarak değil, bir emanet olarak görür.

Aslında aile sevgisi, vatan sevgisi ve liyakat birbirinden ayrı değerler değildir. Ailesine karşı sorumluluk duyan insan, topluma karşı da sorumluluk bilinci geliştirebilir. Vatanını seven insan, ülkesinin geleceği için çalışmanın önemini bilir. Liyakat sahibi insan ise kendisine verilen görevi en iyi şekilde yerine getirerek hem ailesine hem çevresine hem de ülkesine katkı sunar.

Sonuç olarak insan, yalnızca kendisi için yaşamamalıdır. Sevmek, üretmek, faydalı olmak, ailesine sahip çıkmak, vatanına değer katmak ve üzerine düşen görevi hakkıyla yapmak hayatı anlamlı kılan temel unsurlardır. İnsan geride bıraktığı makamlarla, kazandığı paralarla veya sahip olduğu eşyalarla değil; dokunduğu hayatlarla, yetiştirdiği insanlarla ve topluma kattığı değerlerle hatırlanır.

Belki de insanın hayat boyunca aradığı cevabın özü şudur: İnsan, kendisini gerçekleştirmek ve yaşadığı dünyayı kendisinden sonra biraz daha güzel bırakmak için yaşar.

Merih Nebioğlu 

Aile Danışmanı

Uzman Eğitmen

Profesyonel Yaşam Koçu

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.