Blog
Milli yol partisi İstanbul il başkanı Taşkent 8 mart dünya kadınlar günü açıklaması Taşkent mesajında, “Eşit şartlarda dünyaya gelen insanların yarısını oluşturan kadınların sosyal hayatta karşılaştıkları cinsiyet ayrımcılığının giderilmesini, toplumsal eşitliğinin sağlanmasını, hayatın her alanında var olma mücadelelerini simgeleyen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü; birlik, beraberlik ve dayanışma günü olarak kutlanmaktadır”Dedi Taşkent devamında” Kadınlarımızın eğitimli,
Ukranya milli egemenliğinin işgali mi ? Rusya Federasyonu’nun güven koridoru mu ? Geçtiğimiz bu günlerde yaşanan savaşlar sivillerin can kaybından münasebetle bizlerde derin bir hüzün üretmiştir.Tavrımız net ülkelerin milli egemenliklerinin korunmasıdır.Lobilerin dünyayı 500 ülkeye bölüp yönetme teorileri tecelli göstermiş bulunmaktadır. Gıda ve enerji fiyatlarındaki artış dünya yerel halklarına karşı yapılması planlanan köle sisteminin bir baş
KALIPLARIMIZMI BİZİ, YOKSA BİZMİ ONLARI KORURUZ? Kalıplarımızdan çıkabilseydik okadar çabuk kavuşurduk benliğimize, öyle bir yaftalanmışız ,şartlanmışızki kendimizi Ne olduğumuzu bilemeden yaşamaktayız İstediğimize erişmeden mutlu olmamıza izin vermiyoruz. Formlarını kaybeden her kadın doğurduğunu yönlendiremez büyütemez kendisi de yetiştirilirken eksik büyümüştür ne kendine ne ailesine yetemez oda babasından görmemiştir bunu. çocuğunada bu şekilde yeterli olamayacaktır. Olmayan şey
Atlas;gözü pek, atılgan, yardımsever,fedakar, gücünü yalnızca iyilik yapmak için kullanan temiz kalpli anlamına gelen, haritada yerleşim yerini gösteren Atlas isminin bu güzel hikayesi hepimize örnek olsun . Bir insanın yada bir ailenin isminin yada soy isminin bir parka, bir sokağa ,bir iş yerine, bir meydana verilmesi adının sonsuza denk yaşatılmaya çalışılması işte bütün mesele bu.
Değerli takipçilerim güzel insanlar, birçok alanda hayatımıza dair her yerde, yaşamış olduğumuz her olayda KADER diyip geçeriz yaaa… KADER diyip geçme; Bak ne diyor Sırrın sahibi; ( Biz her insanın KADERİNİ kendi çabasına bağlı kıldık.) İsra suresi 13. Emek olmadan yemek olmuyor… İnsanlar dikkatsiz davranışları sonucunda yaşanılacak olan her olayda KADER derler. Kazalar, musibetler başımıza
İnsan gönlü aç olursa, yarenini bulamamışsa hep bir tarafı eksik kalır. Ne iş yaparsa yapsın, hep bir yerlerde bir eksiklik olduğunu bilir ama ne olduğunu bilemez… İçindeki boşluğu bir türlü dolduramaz. Çok zengindir, her şeyi vardır ama çok mutsuzdur, hayattan hiç bir zevk alamaz. Yese doymaz, Susarsa kanmaz olur. Hicbirsey onu tatmin etmez. Hep bir
Değerli okuyucularımız herkese dua ve selamla yazıma başlıyorum.Hayat pahalılığı, enflasyon, işsizlik, ve yoksulluk daha önce nis- peten hayatımızda var olmakla birlikte, hiç bu kadar şimdi bugün yaşadığımız şiddette kapı- mızı çalmamıştı.Bu yaşanan ağır tablo yabana atılacak, önemsenmeyecek bir durum değildir. Ateş ocaklarımıza yeni düştü, kaldıramayaca- ğımız bir yükün, ve bu yükün verdiği ağırlık toplumsal yaşamda
Dünya tarihinde savaşlar, insanların yaşadığı ve var olduğu sürece olmuştur, olmaya devam etmektedir.Çünkü insanların içinde kişiliklerinde, benliklerinde olan, iyilik, kötülük,yardımseverlik, bencillik her zaman doğası gereği vardır. Aslında bizlerin yaşantısı bile birer savaş sayılmaktadır. Adına hayat savaşı diyoruz. Sabahleyin erken kalkıp işe gitmek, trafikte zorluklar yaşamak, yorulmak, işten eve gelip Ailesine zaman ayıramamak, kimimiz çok zengin
Ben ve Biz olabilmek; Dünyaya her ne kadar Ben olarak geliyorsakta biz olarak devam etmemizi kavramamız gerektiğini Bencilliğimizle ,egomuz la hırslarımızla yol alıyorsak gelmemizin bir amacının olmadığını görmemiz gerekiyor, yoksa her bir ferdin dünyaya geliş gönderilmiş sebebini unuturuz. Sadece misyonuyla gelme vizyonuyla gitmektir amaç, bu anlayışa sahip kaç kişiyiz acaba? Yoksa sadece nefes almak yiyip
Değerli okurlar; Öncelikle ve kesinlikle ‘SAVAŞA HAYIR” Diyorum. Şiddetin her türüne karşı olduğumuda ayrıca belirtmek isterim. Rusya”nın Ukranya”yı isgali ile baslayan savaş hakkında düşüncelerim şu şekildedir. Bilinmesini istedim ki, Vilademir Putin’in ciddi bir şekilde psikolojik tedavi olması gerektiğini söylemek isterim. Rusya lideri çılgın Putin Ukranya”yı işgal etti. Güç dengesinin olmadığı bu savaşda batının hiç mi
KODLAMALARINIZI DOĞRU YAPIN Bırakın kendinizi, bırakın kontrolculuğu hayatınızda , ben olduğunuzu göstermeye ihtiyacınız yok dışarıdan gelen,olabilecekleri yönlendirmeye , akışına bırakın ki Kendinizi yormanıza gerek yok ki herşeyi düşünen ilahi adalet sistemi var, ona güvenerek teslim olun. O nelere yön vermedi ki? bizleri mi yönetemeyecek ?onun bizlere değil hepimizin ona ihtiyacı olduğunu kabul ettiğimiz an, kafamızdaki
Milli YOL PARTİSİ istanbul il başkanlığına katılımlar devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde, Milli yol partisine katılımlar ile dikkatleri üzerine çeken, İstanbul il başkanı Ahmet Taşkent Milli yol partisine yeni katılımlar gerçekleştirdi. İl başkanı Taşkent: “Tek vatan, tek millet ve tek bayrak davasına hizmet etmiş yürek vermiş lakin siyasi oluşumlardan uzak duran arkadaşları aramıza katmanın sevincinini yaşıyoruz.
Milli yol partisi İstanbul İl Başkanı Ahmet Taşkent; ” Milli yol partisi İstanbul İl başkanlığı yönetimine bir birinden değerli kendilerini bir cok STK’da başarılı çalışmalar ile ispat etmis Özden Polatgil, Mehpare Oymak ve Birol Yaman adlı arkadaşlarımız aramıza katıldı. Partimize güç ve enerji kattılar. Bundan sonraki süreçlerde de. Partimize katılımlar artarak devam edecek.”dedi. Özden Polatgil:
KADIN KADIN GİBİ OLMALIDIR Kadın ulaşılmazlıkta popüler bir hayran kitlesine sahip olmuş olsa da ulaşıldığı zaman bazı adamların egosu yüzünden aşağılanmaya, ötekileştirmeye, değiştirilmeye yönlendirilirler. Kendini bilen,kendinden emin olan kadının bunu fark etmesi, zor olamayacaktır. Güçlü durmak zorunda olması kaçınılmazdır. Sadece dışarıdan tatlı sözlere ihtiyacı olan mutsuzlukla çaresizliği karıştıran, avutulmaya ihtiyacı varsa taviz verebilir sonuç; kompleksleri yüzünden
Değerli okuyucularımız herkese dua ve se- lamla yazıma başlıyorum. Acıların, sıkıntıların, feryat, ve gözyaşların, mutluluk ve sevincin yaşandığı bir dünya, ve bir ülkede ağır basıyorsa, o dünya ve ülke ken- dini, mutlu olan zümre diyarından saymasın. Sürekli sosyal yaşantımızda karşımıza çı- kan, biz bir ülkede hepimiz bir gemide yaşıyo- ruz.Batarsak beraber, yükselirsek hep beraber yükseliriz.Sözünü
”Atamızın boyu 1.74, kilosu ise 75 civarıydı. 42 numara ayakkabı giyiyordu. Ayakkabıları genelde siyah rugan dı. Atatürk’ün TC Kimlik numarası: 10000000146. Aslında bu, birinci sıradaki TC Kimlik Numarası. Sondaki 46, güvenlik amacıyla, sistem tarafından otomatik konulmuş. Atatürk’ün en sevdiği yemek, etsiz kuru fasulye ile pilavdı. Kahveyi de çok seviyordu. Günde 10-15 fincan Türk kahvesi içiyordu.
Yaşadığımız hayatta, Mutlaka hepimizin ne kadar çok uğraşırsak uğraşalım, çok üzüldüğümüz, hatta hayatımızın sonunu bile düşündüğümüz çok kötü anlarımız olmuştur. Örneğin, Kimimiz çok Severek evlendik. Fakat sonunda, anlaşamadık, ayrıldık veya terk edildik ayrıldık, belki çalıştığımız iş yerimizden yapmak istediğimiz, planladığımız, projelerimiz istediğimiz gibi olmadı çok paralar kaybettik. Belki de iş yerinden kovulduk, yakınlarımızı kaybettik, sağlığımız
Sizlerimde yakından bildiği gibi, Anne olmak sadece doğurmak degildir. Anne demek karşılıksız sevmek koruyup kollamak gözünden esirgemek her koşul ve sart da gözetmek merhamet ve şefkat göstermektir. Annelik. Kimi vicdansız anneler varki doğurduğu çocuğunu sokağa atanları terk edenleri üzülerek görmekteyiz. Kimi anne vardır doğurmadığı sosyal hizmetlerden alarak sahiplendiği çocuğa eli öpülesi anneler olduğunu unutmamak gerekiyor.

