Bilgeliğin, Devlet Aklının ve Milli Duruşun Adı: DR. Devlet BAHÇELİ

Türkiye, tarihinin en kritik dönemlerinden geçerken, devlet aklını önceleyen, milli birlik ve beraberliği her türlü siyasi hesabın üzerinde tutan liderlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Bu isimlerden biri de hiç şüphesiz Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli’dir.
Sayın Bahçeli, uzun yıllardır Türk milliyetçiliğini yalnızca siyasi bir söylem olarak değil, devletin bekasını, milletin huzurunu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini esas alan bir anlayışla temsil etmektedir. Özellikle Türk dünyasına yönelik yaklaşımı, birçok kesim tarafından takdirle karşılanmakta; gönül coğrafyamızdaki Türk topluluklarına verdiği önem, onu Türk Cumhuriyetleri ve Türkmenler nezdinde de saygın bir konuma taşımaktadır.
Türkiye’nin son yıllarda karşı karşıya kaldığı iç ve dış tehditler, terör örgütleri üzerinden yürütülen operasyonlar, ekonomik baskılar ve bölgesel istikrarsızlık girişimleri, milli dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Böyle dönemlerde Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamalar ve sergilediği duruş, devletin birlik ve bütünlüğünü önceleyen bir siyaset anlayışının örneği olarak değerlendirilmektedir.
Cumhur İttifakı’nın kurulması da Türkiye siyasetinin önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi arasında kurulan bu ittifak, destekleyenler tarafından Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu güvenlik riskleri ve bölgesel gelişmeler karşısında milli birlik anlayışının bir sonucu olarak görülmektedir. Bu süreçte Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu irade, birçok kişinin gözünde kısa vadeli siyasi hesapların ötesinde, devletin bekasını esas alan stratejik bir yaklaşım olarak yorumlanmıştır.
Sayın Bahçeli’nin en belirgin özelliklerinden biri de soğukkanlılığı, tecrübesi ve devlet geleneğine bağlılığıdır. Siyasi tartışmaların yoğun yaşandığı dönemlerde dahi, Türkiye’nin ortak menfaatlerini önceleyen açıklamaları, onu “devlet adamı” kimliğiyle öne çıkarmaktadır. Bilgeliği, sabrı ve uzun yıllara dayanan siyasi tecrübesi, destekçileri tarafından Türk siyasetinin önemli değerlerinden biri olarak görülmektedir.
Türk milleti, tarih boyunca birlik olduğunda önüne çıkan bütün engelleri aşmayı başarmıştır. Bugün de Türkiye’nin güçlü yarınlara ulaşmasının yolu; milli birlikten, kardeşlikten ve ortak hedefler etrafında kenetlenmekten geçmektedir. Bu noktada devlet aklını esas alan siyaset anlayışının önemini koruduğu açıktır.
Hiç kuşkusuz, demokrasi farklı görüşlerin özgürce ifade edildiği bir yönetim biçimidir. Liderler ve siyasi tercihleri konusunda toplumda farklı değerlendirmeler bulunabilir. Ancak herkesin ortak paydası; güçlü, bağımsız, huzurlu ve geleceğe güvenle bakan bir Türkiye idealidir.
Temennimiz odur ki; ülkemiz üzerinde hesap yapan, milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan her türlü girişim, dün olduğu gibi bugün de yarın da aziz milletimizin feraseti ve devletimizin gücü karşısında başarısız olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, köklü devlet geleneği, güçlü kurumları ve aziz milletinin kararlılığıyla yoluna emin adımlarla devam edecektir.
Sağlıcakla kalın
Yazar: Hüsnü Karabulut


