N E V R U Z
Doğayı uyandıran, ilkbaharı gönullerede taşıyan, yenilenme, yeşillenme ve gençleşmenin sembolü olan 21 mart Nevruz bayrami Orta Asya halkları arasında nice çağlar aşarak devam ediyor, büyük tantana ve önemle kutlanıyor. Ecdadlardan evladlara miras olarak saklanan, ulaştırılmaya devem eden milli örf – adetler, genelekler, yemekler, spor oyunları, san’at ve kültürel görünümü kendı içine alan festivaller, yürüyüşler sadece 21 mart günü değıl, ay boyunca devam eden, sevinç ve coşku en çok çocuklarin unutilmaz anilarina mühürlenir, parlak hatıralar olarak kalır.
Balkanlardan, Orta Asyayi aşip İran, kadİm Anadoluya kadar uzanan Farsça nev (Yenı) ve ruz (gün) anlamını taşıyan, gece ve gündüz eşitlenen gün 21 mart Nevruz Özbekistandada özel hazırlıklar, büyük coşku, önem ve özlemle başladı. İlkbaharın ilk günlarinden Nevruz hazırlıkları başlar, bahar ve Nevruz elçisi Sumelek pişirmek için mahellelerde buğday temizlenip, çimlendirilir. Yılın sadece ilkbahar mevsimınde aileler, mahelleler, akrabalar gibi çoğunluk eliyle yetiştirilen, bir gün boyunca büyük kazanlarda pişirilen, buğday, un, yağ, ceviz gibi mahsulleri içine alan Sumeleyin yaşam, birlik beraberlik, barış, doğa ve insanın uyğunluğu bağını anlatan hikayeleri vardir. Gerçi, Sumelek hakkında resmi ve tarihi menbaa olmazsada halk arasinda bu hikayeler farkli versiyonlariyla devam ediyor.
Onlara göre, Fatma annemiz (Bir anne diye, yada farklı adlarla geçen bu hikayeyi bize rahmetli annemiz kendi annesinden duyduğuna göre böyle anlatırdı) ilkbahar gelmiş soğuk kazma kürek yaktırmış, oradaki (toprak altına havuç gibi sebzeleri kışın saklamak için kazip, üstünü toprakla örtüp hazırlanan yer) erzaklar bitmiş. Çocuklarına ne yedireceğini bilememişde, Allahtan ümidini kesmemiş. Size çok güzel yemek hazırlayacağım, diye kazanı ateşe koymuş, elinde avuçta doğada toprak anada ne var aramış. Yeni çimlenmiş bir avuç buğdayı bulmuş. Allah’a tevekkülle öğütülmüş, suyla karişmiş buğdayi kazana koymuş kaynatmişda, biran dualarini çocuklar rızkını dileyıp, pişirmeye devem etmiş. Su kenarından eteğine taşlar toplamiş yıkayıp, onlarida tancereye salmiş. Çocuklar merek edermiş, ne zaman pişer ne yemektir, tadi nasilmiş. Akşam olmuş çocuklar karnı aç Fatma Anne tancareyi karıştırmeye devem eder, taşların şikir-şikir sesleri gelirmiş, Bu acayib ses, buharla çikan koku, annenin ninnisiyle karişmiş. Gece en son odun bittikten sonra, demlemiş. Sabah ne gözle görsünki, Allahin nimeti dualar icabediyle güzel bir tad hazır olmuş. Melekler getirdi size demiş anne. Şundan buyana melekler getirdi diye, çocuklarını döyurmak için çare arayan anneden kaldığı söylenen Sumelek hala geneleksel olarak yapiliyor. Bugun Özbekistandan uzanan nimet Turkiyedede biliniyor.
Özbekistanda 21 mart resmiy tatil guni olarak, bu gün her kez bayram coşkusını yaşiyor. Halk festivallarıda milli kiyafetler, yemekler gösteriler ulak, güreş gibi milli oyunlar musabakalar oluştırılıyor. Hastalar ziyaret edılıyor.
Türkiyede olan özbeklerde Nevruz sebebiyla bayrami qutliyor birlik beraberlikla geçiriyorlar. Türkideki Özbekistan Konsolosluğundada her sana Nevruz bayrami özbek vatandaşlarini birlaştırıyor.
Bu sana bayramlar üstüne bayramlar oldügü hepimizi yinede sevindirdı. Mübarek Ramazan ay, Ramazan bayrami Nevruz bayramina ulaşti.
Dildorahon Hushbakova


