Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Allah’dan gelene boynumuz kıldan incedir

9 ay önce
529 kez okundu
Allah’dan gelene boynumuz kıldan incedir

Can dostlar:

Son zamanlarda kaleme aldığım yazılarımdan dolayı can dostum dediğim bir çok kişiden eleştiri almaktayım.

Şöyleki; Yazılarımda çok sivri, sert
ve aykırı dil ve üslup kullandığımdan tutun.
Bir çok konuda doğruları dile getirdiğime lakin her doğrunun her yerde söylenmesinden dolayı doğacak sorunlardan telafisi mümkün olmayacak sıkıntılar, problemler yaşayacağım konuları tarafıma bizzat söylendi.

Tabiki tüm olumlu/olumsuz eleştirileri dikkate alarak dinledim.
Kale aldım.
Gercekleri ben yazmayayım.
Başka bir meslektaşım yazmasın.
Gerçekleri kim yazacak.?
Ben doğruyu gerçeği yazayım.
Atalara rahmet. “Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar” misali
Gerçekleri yazmayalımda.
Hep korkak ödlekmi olayım.?

Bir gün yazdıklarımdan dolayı bedel ödemem gerekiyorsa o bedeli elbetteki öderim.
O bedelin sonu her ne olursa olsun.
Ödemem gerekiyorsa..
O bedeli illaki öderim.

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olacağıma.
Gerçek doğru neyse onu yazayım.
Bırakın dokuz köyden kovulayım.
Bizler alıştık tehdit edilmeye lakin her tehdi de verilecek cevabımız vardır elbet.

Ben doğruyu gerçeği yazayım.
Suya/sabuna da dokunayım.
Yazılarımda.
Hem şiş yansın.
Hemde kebapda yansın.
Diyorum…
Ancak.
“Kula minnet etmem.
Lakin,
Allah’dan gelenede boynumuz kıldan incedir”
Bu yüzden.
Hep diyorum.
Haksızlık yapan. Babam olsada tanımam.
Ve her tür tehditede karnımız tok olduğunuda bilinmesini isterim.
Bu yüzden.
Benim kalemim hep dogruyu gerçeği yazacak.
Kalemim asla satılmayacak.
Nerde nasıl bedel öderim bilmem ama hep böyle olacak.

Şu hikayeyi bilmeyen yoktur.
Bir tarihde:
Üç kişi giyotinle idama mahkûm olur.
Bunlardan biri papaz, biri hâkim, biri de fizikçi dir.

İdam sehpasına ilk papaz çıkarılır. Başını giyotinin altına yerleştirir ve sorarlar.

– Son sözün nedir.?
Papaz der ki..!!
– Ben Tanrı’ya inanıyorum, O beni kurtaracaktır der ve üç kere Tanrı ismini zikreder…
Giyotini indirdiklerinde, boynuna birkaç santim kala giyotin durur. Halk şaşırır ve hep bir ağızdan bağırır.

– Onu serbest bırakın; Tanrı sözünü söylemiş ve onu korumuştur derler.
Böylece papaz idam edilmekten kurtulur.

Sıra hâkime gelir ve ona da sorarlar.
– Demek istediğin en son söz nedir.?
Hakim der ki..!!
– Ben papaz gibi Allah’a inanmıyorum. Ama adalete güveniyorum der ve üç kez.
“Adalet… Adalet… Adalet…” diye tekrarlar.
Giyotini indirirler, giyotin hâkimin de boynuna birkaç santim kala durur.!!
Bunun üzerine insanlar tekrar şaşırır ve bağırırlar.
– Adalet sözünü söyledi, onu serbest bırakın derler.
Böylece hâkim de boynunun kesilmesinden kurtulur.

Sıra fizikçiye gelir. Ona da.
– Son sözünü söyle derler.
Fizikçi der ki..!!
– Ben ne Tanrıya inanan bir papazım, ne de adalete güvenen bir hâkim.
Bildiğim tek şey şudur.
Giyotinin ipinde bir düğüm var ve o düğüm giyotinin tam inmesine engel oluyor..!!

Görevliler giyotini kontrol edince gerçekten de bir düğüm olduğunu görürler. Düğümü açıp tekrar bırakırlar, böylece fizikçinin başı bedeninden ayrılır….

Toplumdaki “düğümler” ve sorunlara işaret edip, gerçekleri söylemenin acı sonuçları olabilir..
Benim gibi:
Her zaman.
Her şart ve koşulda.
Yakaladık yapamadan.
Doğruyu,
Gerçeği söylemeye cesareti olanlar, her zaman bedel ödemeyide göze aldığımızın bilincinde olduğumuzda bir gerçektir.
Her nereye yürürsem.
Yürüyüm asla arkama bakmadım.
Arkamı kollamadım.
Bilinmesini isterim.
Kalın sağlıcakla

Kenan Akçahanoğlu

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.