TUTULMANIN GÖLGESİNDE KALAN BİZLER

Yine bir Tutulmanın Gölgesinde Kalan Bizler.
7 Eylül kanlı ay tutulmasının önemini yüzleşmelerimizle kendimizle hesaplaşmalarımızla karşılamaktayız.
İşte zamanı geldi herkes şapkasını önüne koyup bunu düşünmeli.
Gökyüzünün kararmasıyla Ay kızıl bir örtüye bürünecek.
Dünyanın, gölgesinde Ay’ın yüzüne düşecek. Sorulması gereken ise biz insanlar kendi gölgemizi nereye düşürmekteyiz?
Tutulmalar, sadece gökte değil, kendi içimizde de bir kapanmalar yaratır. Bastırdığımız her duygu kendi yüzeyine çıkar, söylemek istediklerimiz ama söyleyemediklerimiz her ne varsa içimizde kalır.
Ne kadar İyiyim denilse de o sesin arkasında kaç yıldır çıkmamış içimizde tutulmuş çığlıkların var olduğunu biliyormuyuz?
Kanlı Ayın, burada bize öğretisi Gerçek karanlık, gökyüzünde olmadığı ve bizim bastırdığımız duygularımızda saklı olduğu…!
Sakin kararlı bir şekilde karşılamaya en büyük rakibin kendimiz olduğunu unutmadan gerekiyorsa bundan yüzleşmekten kaçınmamamız gerektiğini bilmemiz gerekiyor.
Her tutulma geçecek Ay yeniden yine eskisi gibi parlayacak.
Ama biz?
Gölgenin içindeki yüzleşmelerimizle bizimle nasıl kalacağı…?
Kimi zaman gözyaşı, ama çoğu zaman bir farkındalık…
Kanlı Ay belki de bize Kendinden kaçma. Gölge senin karanlığın değil, bütünlüğündür diyor.
Ve kim bilir…
Belki de gerçek ışığın, karanlığa rağmen parlamaya devam edebilecek cesaretin olduğunu hatırlatıyor.
Sevgiyle kalın …
Emel Araz


