Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Milenyum Yeni Şafağında Güneydoğu

1 ay önce
58 kez okundu
Milenyum Yeni Şafağında Güneydoğu

Savunma Sanayiinden Kalkınma Devrimine
Türkiye, sadece savunma sanayiinde elde ettiği yerli ve milli başarılarla değil, topyekûn bir ekonomik ve sosyal kalkınma hamlesiyle kabuğunu kırıyor. Ülkenin dört bir yanında filizlenen bu gelişim vizyonu, özellikle yıllarca terörün gölgesinde kalmış Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kendisini çok daha derinden ve anlamlı bir biçimde hissettiriyor. Bugün Güneydoğu, makus talihini yenerek milenyum çağının modern, huzurlu ve müreffeh bir cazibe merkezine dönüşüyor.
Uzun yıllar boyunca güvenlik kaygılarıyla anılan bölgede, Diyarbakır başta olmak üzere Mardin, Şanlıurfa, Batman ve Şırnak gibi 12-13 ilimiz, devletin kararlı duruşuyla terörden tamamen arındırıldı. Güvenlik ve huzur ikliminin tesis edilmesiyle birlikte bu kadim coğrafyada adeta bir ekonomik rönesans başladı. Silah seslerinin yerini fabrikaların çarkları, kepenk kapatan esnafın yerini ise gece geç saatlere kadar cıvıl cıvıl olan caddeler aldı.
Bu dönüşümün en somut örneği şüphesiz bölgenin kalbi olan Diyarbakır’dır. Bir dönem adli olaylarla gündeme gelen şehir, bugün Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) bünyesindeki yüzlerce tekstil, gıda ve mermer fabrikasıyla binlerce gence istihdam kapısı açıyor. Kentin sokakları, Suriçi’nin restore edilen tarihi dokusu ve Sur Kültür Yolu Festivali gibi devasa organizasyonlar, yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyor. Keza Mardin’in taş sokakları, Şanlıurfa’nın Göbeklitepe ile parlayan turizm vizyonu ve Batman’ın sanayi hamleleri, bölgenin makroekonomik çehresini tamamen değiştirdi.
Bu ekonomik canlanmanın arkasındaki en büyük itici güçlerden biri ise Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında tamamlanan devasa sulama yatırımları oldu. Fırat ve Dicle’nin suları, inşa edilen modern kanallarla Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin ovalarının bereketli topraklarıyla buluştu. Kuru tarımdan sulu tarıma geçilmesiyle birlikte bölge, yılda birden fazla ürün alınabilen, pamuktan mısıra kadar Türkiye’nin gıda arz güvenliğini tek başına sırtlayan dev bir tarım üssüne dönüştü. Toprağa düşen her damla su, bölge çiftçisinin refahını artırırken tersine göçü de başlattı.
Öte yandan, bölgenin en büyük zenginliği olan dinamik ve dinamit gibi genç nüfus, artık geleceğin dünyasını inşa ediyor. Diyarbakır ve çevre illerde açılan teknoparklar, gençlik merkezleri ve deneyap teknoloji atölyeleri, bölge gençliğini küresel yazılım ve teknoloji pazarına hazırlıyor. Bir zamanlar dağların gölgesinde hapsedilmek istenen bu pırıl pırıl zihinler, bugün yapay zekâ, kodlama, siber güvenlik ve oyun yazılımı projeleri üretiyor. Güneydoğu’nun gençleri, sadece savunma sanayiimizin insansız teknolojilerine entegre olmakla kalmıyor; küresel dijital ekonomide de “biz de varız” diyerek milenyum çağına damga vuruyor.
Bu muazzam dönüşümün en kıymetli çıktısı ise şüphesiz toplumsal huzur ve pekişen kardeşlik bağıdır. Terörün ördüğü duvarlar yıkıldıkça, bölge halkı hak ettiği insani yaşam standartlarına, modern şehir hastanelerine, nitelikli üniversitelere ve sosyal donatılara kavuştu. Diyarbakır ve çevre iller artık sadece “yaşanılabilir” kılınmadı; aynı zamanda Batı’daki metropollerle yarışacak birer vizyon kenti haline geldi. Türkiye, doğusuyla batısıyla omuz omuza vererek, kardeşlik harcıyla ördüğü bu yeni dönemde küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Savunma sanayiindeki gücünü toplumsal refah ve bölgesel kalkınmayla taçlandıran Türkiye, milenyum çağının parlayan yıldızı olarak geleceği inşa etmeye devam ediyor..

Hüsnü Karabulut
Araştırmacı Yazar

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.