Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Bir Hemşirenin Ömrü: Aynı Hastanede Başlayan ve Biten Hikâye

1 ay önce
495 kez okundu
Bir Hemşirenin Ömrü: Aynı Hastanede Başlayan ve Biten Hikâye

“Bazı insanlar bir hastanede çalışır… bazıları ise ömürlerini o hastanenin duvarlarına emanet eder.”
Bazı hayatlar sessiz yaşanır ama ardında derin izler bırakır.
Bazı insanlar vardır; yaptıkları iş sadece bir meslek değildir, adeta bir ömrün anlamı olur.
Genç bir hemşire olarak bir hastanenin kapısından içeri girdiğini düşünün.
Beyaz önlüğün cebine umutları koyarak ilk nöbete başlamak.
İnsanların en zor anlarına tanıklık etmek, acıyı da sevinci de aynı koridorlarda paylaşmak…
Bir hastanenin kapısından içeri giren her insanın bir hikâyesi vardır.
Kimi şifa bulmak için gelir, kimi umutla bekler, kimi de hayatının en zor anını yaşar.
İşte hemşireler, bütün bu hikâyelerin en sessiz tanıklarıdır.
Yıllar geçer.
Geceler boyu süren nöbetler, uykusuz sabahlar, telaşlı aciller, beklenen iyi haberler…
Bir serumun başında sabırla beklemek, bir hastanın elini tutarak ona yalnız olmadığını hissettirmek.
Bazen bir çocuğun korkusunu yatıştırmak,
bazen yaşlı bir insanın duasını almak…
Hemşirelik çoğu zaman görünmeyen ama kalplerde derin iz bırakan bir iyiliktir.
Otuz beş yıl…
Bir insanın neredeyse yarım ömrü.
Tam otuz beş yıl aynı hastanenin koridorlarında yürümek,
aynı duvarlara emek vermek,
aynı insanlara şifa olmak…
O koridorlar bir insanın ayak seslerine alışır.
Nöbet odaları onun sessizliğini tanır.
Bir hastane bazen bir insanın hayatına tanıklık eden en büyük hatıra olur.
Yıllar sonra bir gün o beyaz önlük çıkarılır.
Emeklilik gelir…
Uzun nöbetlerin, uykusuz gecelerin ardından biraz dinlenme zamanı başlar.
Ama bazı yerler vardır ki insanın hayatından hiç çıkmaz.
Yıllarca hizmet edilen o hastanenin koridorları,
o duvarlar,
o hatıralar…
Hayat bazen insanı yine aynı kapılardan içeri getirir.
Bu kez bir görev için değil, bir hayatın son sayfalarını yazmak için.
Ve kader çok anlamlı bir cümle kurar.
Genç bir hemşire olarak girilen o hastanenin kapısından,
yıllar sonra yine aynı yerde hayata veda etmek…
Sanki bir ömrün bütün hikâyesi aynı mekânda yazılmış gibidir.
Bugün belki birçok kişi bunu sadece bir haber gibi duyacak.
Ama o hastanenin duvarları, o nöbet odaları, o koridorlar bir hayatın emeğini çok iyi biliyor.
Çünkü bazı insanlar arkasında büyük servetler bırakmaz.
Ama insanların kalbinde unutulmayacak bir iyilik bırakırlar.
Ve bazı isimler vardır ki ancak gittikten sonra daha derinden anlaşılır.
Bu satırlar,
yıllarını aynı hastaneye ve insanlara adayan bir hemşirenin anısınadır.
“O artık aramızda değil, ama her adımı, her emeği ve her duası bu hastanenin duvarlarında yaşamaya devam ediyor.”

FATMA DUMAN’IN ANISINA Hatice DEĞİRMENCİ DIRGEN

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.