Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

ATATÜRK VE CUMHURİYET

8 ay önce
211 kez okundu
ATATÜRK VE CUMHURİYET

Ulu Önder Atatürk’ün en büyük eseri ve en büyük devrimi olan Cumhuriyetimizin 98. yıldönümünü, aynı zamanda en büyük bayramımızı kutluyoruz. Cumhuriyeti ve bu büyük bayramı bizlere armağan eden başta Mustafa Kemal Atatürk’e, şehit ve gazilerimize bir kez daha minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
Türk milleti yüzyıllar boyunca kendi egemenliğini kullanmasına engel rejimlerin acısını çekmiş, sonunda ise en uygun idare şeklinin cumhuriyet olduğunu görmüştür. Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında çekilen birçok acının sonucunda kurulmuştur. Dolayısıyla da kurulması kolay olmamıştır. Bütün geçilen yolların, yapılan fedakârlıkların bilincinde olmak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet yaşamasını sağlamak ise hepimizin görevidir. Atatürk de Türk milletine en uygun yönetim şeklinin cumhuriyet olduğunu değişik sözlerinde ifade etmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet bizler için, birbirinden ayrı düşünülemeyen iki yüce kavramdır. Biliyoruz ve inanıyoruz ki bugün, hiçbir dünya gücünün egemenliğinde değilsek, medeni ve çağdaş yaşama yolunda kimseden geri kalmıyorsak, bu yaşama kalitemizi borçlu olduğumuz Atatürk ve Cumhuriyet için ne kadar fedakarlık yapsak, ne kadar çok mücadele versek yine de azdır. Cumhuriyet, yönetim biçimi olarak halkın üstünde hiçbir otorite veya yetkili makam tanımamakta, devlet gücü doğrudan doğruya halkı oluşturan bireylerin elinde bulunmaktadır. Cumhuriyette en temel kural mutlak surette seçimdir. Cumhuriyet, en büyüğünden en küçüğüne kadar devlet hizmetlerinin hepsinde veraset usulünü mutlak surette reddeder. Bunun yerine seçim ve tayin usulünü koyar. İşte cumhuriyetin özü ve gerçek anlamı bu noktada saklı bulunmaktadır. Cumhuriyet, demokrasinin en gelişmiş şeklidir. Atatürk’e göre, “demokrasi prensiplerinin en asrî ve en mantıkî tatbikini temin eden hükümet şekli cumhuriyettir.”

Mustafa Kemal önce işgal altındaki ülkemizi düşmandan kurtarmış, sonra cumhuriyeti kurmuş, hemen ardından da çağdaş ve medeni bir dünyada var olabilmek adına gerekli devrimleri hayata geçirmeye kendini adamıştır. Tüm bunları başarırken, beraberinde kültür, sanat, sağlık ve ekonomi gibi pek çok konuda da yenilikler getirmiştir. Cephelerde kahramanlık destanını yaşamış, kurduğu Türkiye Cumhuriyeti ile de dünyanın tarihini yeniden yazmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk, yalnızca savaş meydanlarındaki dehası değil, Cumhuriyet öncesi ve sonrası gösterdiği devlet adamı vizyonu ile de tarihe iz bırakmış ender liderlerden biridir. Ekonomiden sosyal gelişmeye, sanayiden bankacılığa, tarımdan milli birliğin sağlanmasına, attığı her adım, çağdaş bir Türkiye Cumhuriyeti adına olmuştur.

Çağdaşlığın, öncelikle eğitim ve kültürle hatta sanatla ne kadar ayrılmaz bir bütün olduğunu çok iyi biliyordu ve bu alanda da sayılamayacak kadar pek çok yeniliği ulusun hizmetine sunmaktan bir gün dahi geri durmadı. Cumhuriyetin genç kuşakları aydın, bağımsız ve hürriyetin kıymetini çok iyi bilen öğretmenler tarafından yetiştirilmeliydiler ve öyle yaptı.

Cumhuriyet dediğimiz bu yüce eser, Atamızın önderliğinde binlerce şehit ve gazinin canı ve kanı ile hayata geçebilmiştir. Bizi ayakta tutan laik, demokratik ve tek bayrak altında yaşama özgürlüğümüzün iç ve dış düşmanlar tarafından sarsılmasına, sendelemesine, yıkılmasına asla izin vermemeliyiz. Bunun için de, çağdaş eğitim sisteminden en iyi şekilde yararlanmış, kendini yüksek kültür ve sanat anlayışıyla yeterince donatmış, aklını ve yüreğini ülkesinin ve halkının hayrına kullanmak üzere bilemiş olan gençliğimize büyük görev düşüyor.

Bilmeliyiz ki, özgür doğmak şansına sahip olabiliriz ama özgür yaşamak için mücadele etmek zorundayız. Mustafa Kemal Atatürk’ün bize gösterdiği yolda yürüdüğümüz sürece de, hiçbir gücün özgürlüğümüzü yok etme emellerine kavuşamayacağı inancımız asla sarsılmayacaktır.
Cumhuriyetimizin 98. yıldönümü, tüm ulusumuza kutlu olsun.
Güldane KAYA

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.