İrade Ve Bağımlılık Nedir

İrade zayıflık değildir
1. Bağımlılık Nedir?
Bağımlılık; kişinin kullandığı bir madde, alkol veya gerçekleştirdiği bir davranış (kumar vb.) üzerindeki kontrolünü kaybetmesi durumudur. Kişinin bırakmak istemesine rağmen bırakamamasıyla karakterize olan bu tablo; yoğun istek (aşerme) ve yoksunluk belirtileriyle kendini gösteren kronik bir beyin hastalığıdır.
2. Bağımlılık Türleri Nelerdir?
Günümüzde bilimsel olarak kabul gören bağımlılıklar iki ana grupta toplanır:
• Kimyasal Bağımlılıklar: Alkol ve madde kullanım bozuklukları.
• Davranışsal Bağımlılıklar: Kumar oynama bozukluğu ve teknoloji bağımlılığı. Teknoloji bağımlılığı; akıllı telefon kullanımı, sosyal medya ve oyun oynama bozukluklarını da kapsamaktadır.
3. Bağımlılık Ne Değildir? (En Büyük Yanılgılar)
• İrade Zayıflığı Değildir: Bağımlılık halk arasında “zayıf karakterli olmak” gibi görülse de aslında bir hastalıktır. Bağımlılık geliştikten sonra kişi kullanmak istemese bile beynin ödül merkezi o maddeyi/davranışı adeta bir “hayatta kalma ihtiyacı” (su veya yemek gibi) olarak algılar ve kişiyi bu davranışa zorlar.
• Sıradan Bir Alışkanlık Değildir: Alışkanlıklar, kişinin kendi isteği ve çabasıyla değiştirebileceği davranışlardır. Ancak bağımlılık, tıbbi ve psikolojik destek gerektiren klinik bir durumdur.
• Bir Tercih Değildir: Belki ilk kullanım merak duygusuyla bir “tercih” olabilir; ancak bağımlılık geliştikten sonra artık kişinin elinde olan bir seçim değil, beynin çalışma sisteminin bozulmasıdır.
4. Kimler Bağımlı Olur
• Bağımlılığın Maskesi Yoktur: Bağımlılık; cinsiyet, yaş, sosyal statü veya meslek ayırt etmez. Toplumda yaygın olan “sadece işsiz güçsüz ya da eğitimi düşük kişiler bağımlı olur” inancı büyük bir yanılgıdır. İyi bir kariyer, yüksek bir entelektüel seviye veya ekonomik refah, kişiyi bu hastalıktan tamamen korumaz.
• Neden Bazıları Daha Riskli?: Elbette bazı faktörler bu süreci tetikler. Örneğin; dürtüsel bir kişilik yapısı, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) gibi psikiyatrik tablolar bağımlılık riskini artırabilir. Ayrıca aile içindeki sorunlu ilişkiler veya çevrede madde kullanımının “normal” görülmesi, ateşe odun atmak gibidir.
• Genetik Bir Miras mı?: Araştırmalar genetik bir yatkınlığın olduğunu gösteriyor. Ancak bu bir kader değildir. Bağımlı bir ebeveynin çocuğu olmak, o çocuğun mutlaka bağımlı olacağı anlamına gelmez; sadece “denediği takdirde” akranlarına göre bağımlılık tuzağına çok daha hızlı düşebileceği anlamına gelir.
5. İyileşme Bir Maratondur
Bağımlılık tedavisi sadece vücudun maddeden temizlenmesi değildir; bu, bütüncül bir değişim yolculuğudur. Başarılı bir iyileşme için üç temel dayanak şarttır:
• Psikolojik Destek: Uzman bir psikolog eşliğinde; maddeye yönelten duygularla baş etme, travmaları çalışma ve sosyal hayattaki zorluklara karşı yeni savunma mekanizmaları geliştirme sürecidir.
• Tıbbi Destek: Psikiyatrik ilaçlar, beynin bozulan kimyasını dengeleyerek aşerme ve yoksunluk krizlerini yönetmede yardımcı olur. Ancak unutulmamalıdır ki; ilaçlar sadece yolu açar, o yolda yürümeyi psikoterapi öğretir.
• Sosyal Destek: Sosyal hizmet uzmanları aracılığıyla kişinin hayatını madde dışı etkinliklerle yeniden inşa etmesi, yasal ve ekonomik sorunlarını çözüme kavuşturmasıdır.
Sabır ve Takip Şart: Bağımlılık kronik bir durum olduğu için tedavi en az 6 ay ile 1 yıl arasında düzenli takip gerektirir. Bu süreçte yaşanan kaymalar (nüksler) bir son değil, tedavinin yeniden yapılandırılması gereken bir basamağıdır.
6. YEDAM nedir
Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) alkol, madde, kumar, teknoloji ve tütün bağımlılığında ücretsiz psikososyal hizmet (psikoterapi ve sosyal hizmet desteği) veren bir sivil toplum kuruluşudur. Bağımlılar destek alabileceği gibi bağımlı yakınlarına da destek verilir. YEDAM randevulu sistem ile çalışmaktadır. 115 randevu hattı aranarak bilgi ve randevu alınabilmektedir.
Mekselina Zereyalp Bozbey


