Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Lüks Jetler, Milyon Dolarlık Araçlar Yolsuzluk Kıskacında Borsa;

6 gün önce
23 kez okundu
Lüks Jetler, Milyon Dolarlık Araçlar Yolsuzluk Kıskacında Borsa;

 

Fon Yöneticileri, Dondurulan Varlıklar ve Yurt Dışı Hesapları
Türkiye, sermaye piyasalarını sarsan ve halkın adalet duygusunu derinden yaralayan çok boyutlu bir fon kriziyle çalkalanıyor. Bir yanda geçim derdiyle ruhsal sınırları zorlanan dar gelirliler, diğer yanda ise milyon dolarlık araçlar, lüks özel jetler ve haksız kazanç iddiaları… Krizin ucu, eski Aile Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin şüpheli işlemler üzerinden milyarlarca liralık kazanç sağladığı iddialarına kadar uzandı. Sayan Kaya’nın siyasi sorumluluk alarak görevlerinden affını istemesi ve Cumhurbaşkanlığı tarafından bu istifanın kabul edilmesi önemli bir aşamadır. Ancak kamuoyunun gözü sadece istifalarda değil; bu tezgahı kuran fon yöneticilerinde, dondurulan varlıklarda ve yurt dışına kaçırılmaya çalışılan paralardadır.
Bu vurgunun asıl mimarları, perde arkasında sistemi manipüle eden, hisse değerlerini suni şekilde şişirerek adeta Ponzi benzeri bir saadet zinciri kuran fon yöneticileri ve portföy şirketleridir. Denetim mekanizmalarının arkasından dolanarak yüz binlerce küçük yatırımcının birikimini yutan, içeriden aldıkları tüyolarla (insider trading) belirli zümreleri milyarder yapan bu yöneticiler, toplumsal adaletsizliğin en büyük sorumlularıdır. Kamu kaynaklarını ve vatandaşın alın terini şahsi servetlerine dönüştüren bu yapıların üzerine gidilmesi, devletin en temel görevidir.
Nitekim İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve SPK tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma, adaletin tecellisi adına kritik bir viraja girildiğini gösteriyor. Gelen son bilgilere göre, aralarında Tera, Pusula ve Hedef Portföy gibi şirketlerin de bulunduğu 131 fonun tasfiyesine karar verilirken; adli makamlarca 45 kişi tutuklanmış, krizle bağlantılı 42 gerçek kişi, 46 tüzel kişi ve 18 fonun tüm mal varlıkları dondurulmuştur. Ülke içindeki bu operasyonlar, haksız kazancın elden çıkarılmasını engellemek adına hayati bir adımdır.
Ancak mücadelenin sadece sınır içinde kalması yetmez. Bu operasyonların kokusunu önceden alıp, milyarlarca liralık haksız kazancı yurt dışındaki vergi cennetlerine, yabancı banka hesaplarına ve gizli finansal kanallara kaçıranların da üzerine gidilmelidir. Kul hakkıyla lüks jetler alanların, kaçırdıkları paralarla yurt dışında sefa sürmesine izin verilmemelidir. Devlet; MASAK, Interpol ve uluslararası hukuki iş birliği mekanizmalarını sonuna kadar işleterek, sınır ötesine transfer edilen her bir kuruşun izini sürmeli, o varlıkları da dondurarak Türkiye’ye iade ettirmelidir.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in, “Karanlıkta hiçbir şey kalmayacak. Hukuki ve idari düzenlemeler dahil hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa hayata geçirilecektir” açıklaması, devletin bu temizliği sonuna kadar götürme taahhüdüdür. Dar gelirlinin bozulan ruhsal dengesinin tamir edilmesi, toplumsal cinnet eşiğinden dönülmesi ve hukuka olan inancın geri kazanılması; ucu kime giderse gitsin tüm sorumluların cezalandırılmasına, mal varlıklarına tamamen el konulmasına ve çalınanların bu millete eksiksiz iade edilmesine bağlıdır. Adalet, imtiyazlı zümrelerin jetlerini değil, yetimin hakkını koruduğu gün yerini bulacaktır derim…

Hüsnü Karabulut
Araştırmacı Yazar

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.