Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

BEN ÖNCELİKLE ANNEYİM

2 ay önce
109 kez okundu
BEN ÖNCELİKLE ANNEYİM

“Bir halkı eğitimsiz ve cahil bırakarak kontrol altında tutmak isteyenler, işe kadınlardan başlarlar. Çünkü kadınlar halkın yarısıdır ve halkın yarısını eğitirler. “ diye bir söz okumuştum.
Ne kadar doğru söylenmiş bir söz değil mi? Günümüzde televizyon yayınlarına bir göz atalım dediğimizde ne görüyoruz? Kadınlara faydası olmayan bir çok bilgi dolu. Programlar, ya ihanetten ya da cinayetten bahsediyor.
Günümüz düzeni kadını artık dört duvar içinde değil, hayatın tam ortasında istiyor. Ayrıca yıllardır savunduğum bir düşünce. Çünkü, çocuklarımıza çok yönlü saldırılar yapılıyor. Bu saldırılar ya sosyal medya platformlarından, ya okulda akranlarından, ya da yetersiz eğitime sahip kendi anne babaları tarafından.
Evet anne babalarından. Ancak anne babalar bunu farkına varmadan yapıyorlar. İyilik diye yapıyorlar.
Oysa ki evlilik okulları olmalı, anne baba okulları olmalı. Nasıl ki araba kullanmak için ilk önce ehliyet almamız gerekiyor, sonra arabayı kullanmayı öğrenmek gerekiyor. Evlilik ve çocuk sahibi olmak için de bir takım süreçlerin olması gerekmektedir diye düşünüyorum.
Başkaları ne der diye yapılan evlilikler, başkaları ne der diye yapılan çocuklar sonucunda mutsuz bir aile ve mutsuz bireyler oluşuyor. Mutsuz bireyler mutsuz toplumları oluşturuyor.
Mutsuz bir kadının hamile kaldığını düşünelim birlikte. Bu kadının bedeninde bir canlı var değil mi? Bu et parçasına bir süre sonra (ilk kırk günden sonra üflendiği, çoğunluğun sahip olduğu ikinci görüşe göre ise üçüncü kırk günden sonra üflendiğidir.) Yüce Yaradan ruhundan bir ruh üfleniyor. Ruh üflendikten sonra mikrofonu açılan bir kayıt cihazı gibi çevresinde duyduğu sesleri, annesinin duygularını kaydetmeye başlıyor. Ve bu ses kaydı, doğumdan sonra görüntüyüde kaydetmeye başlıyor. Bu kayıtlar o birey ölene dek devam ediyor. Bu uzun bir konu ancak kısaca kolay anlaşılsın diye şöyle diyebiliriz:
Gözlerimizin rengi, tenimiz, boyumuz v.b. genetik olarak DNA ile üst soydan alt soya aktarılıyor diye biliyoruz. İşte bu özelliklerimizin yaanında hamilelik boyunca hatta hamile kalmadan bir sene öncesini de hesaba katarsak o ürecte ki duygular, travmalar, korkular, anne karnındaki bebeğe aktarılıyor.
Anneler ve anne adayları hamilelik süreciniz öncelikle çocuğunuz ve sizin için önemli sonra toplum için önemlidir. Bakabileceğin kadar sevebileceğin kadar çocuk yapabilirsin. Ancak ne konuştuğunuza, ne duyduğunuza ve ne gördüğünüze dikkat etmelisiniz. Ne yediğiniz kadar duygularınız da önemli. Nasıl ki vitaminleri almaya özen gösteriyorsunuz duyduklarınıza, gördüklerinize, konuştuklarınıza hatta hislerinize de özen göstermek zorundasınız.
Yetişkin insanların bir çoğu halen anne karnında ki travmalarla baş etmeye çalışıyor. Hatta bir çoğu yaşadıkları sorunun anne karnında ki travmadan kaynaklandığının bile farkında olmadan, sosyal hayatında birçok güçlüklerle karşılaşıyorlar. Ve o korkularından dolayı sorunların altında kalıyorlar. Çaresizlik içinde çıkmazda kalıyorlar.
Şeyh Edebali’ nin dediği gibi: “insanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünden yola çıkarsak, mutlu bir toplum olmanın yolu annenin mutlu olmasından geçiyor. Kültürlü, biligi bir toplum olmak için annenin kültürlü ve bilgili olması gerekiyor.
Bunun için Yerel Yönetimlere ve Sivil Toplum Kuruluşlarına daha çok görev düşüyor. Basın ve Medya etkili yöntem ancak doğru şekilde verimli kullanılması gerekiyor.
Sözün sonu anne olmak, tarif edilemeyecek bir duygu demek,
Anne, büyük sorumluluk demek,
Anne, kocaman bir yüreğe sahip olmak demek
Anne, sevgisini ve gücünü paylaşmak demek
Anne, yorulmadan, usanmadan, bıkmadan ayakta kalmak demek.
Ve ben en çok anne olmayı sevdim. Merih NEBİOĞLU

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.