Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Ateşleri Bol Olsun

3 hafta önce
142 kez okundu
Ateşleri Bol Olsun

Değerli okurlar;

Öncelikle ölünün arkasından konuşulmaz diyenlere selamlarımı sunuyorum.

Dünyayı etkileyecek bir vakanın zuhur etmiş olması beni ziyadesiyle mutlu etti. Siyasi ya da ekonomik kısmına hiç girmeyeceğim. Bir asra yakın ömür sürmüş, hayatının çoğunu insanlığa sinsi düşmanlıkla geçirmiş, birçok milletlerin kanını emmiş, topraklarını sömürmüş, açlık ve sefalete sürüklemiş, kendini ölümsüz sananlardan biri daha nalları dikti.

Zalimler ile ilgili birkaç hatırlatma yapacak olursam Filistin”de binkerce müslümanın ölümüne neden olan.
Kasap lakaplı Ariel Şaron, Büyük Şeytan David Rockefeller ve daha niceleri, bizim de yaşadığımız dönemde tahtalı köyü boyladı. Şahitliğini yapacağımız bu çağda cehenneme Zebani olacak bir kişinin daha ölümüne tanıklık ettik.
Ateşleri bol olsun.

Kraliçe Elizabeth öldü. Oğlu Galler Prensi Charles kral oldu,
Ülkenin önde gelen isimleri hep bir ağızdan.
Yaşasın yeni kral nidaları attı.
Benim eleştirim tamamen kendimize.!
Bizim ulusal televizyon kanalları ve yazılı basın haberlerinde
Kraliçe Elizabeth”in ölümüne ardından oğlu prens Çharles”in kral oluşuna o kadar geniş yer verdiki.
Ben kendi adıma şaştım kaldım.
Bizde yaşanan hain darbe girişimini batı başta olmak üzere, İngiliz basın medya kuruluşları üstün körü geçti.

Bizde ise hangi televizyon kanalına baksanız. Kraliçe Elizabeth haberi var.
Bizde.
Ne kadar İngiliz ve Kraliçe Elizabeth hayranlığı varmış anlayamadım.
Ve hatda bir çok sosyal medya kullanıcıları Kraliçe Elizabeth için sosyal medya hesaplarından başsağlığı mesajı yayınladığına tanık olduk.
Pes diyorum.
Burada maksadım ne ırkçılık.
Nede insanları kışkırtmak asla değil.
Lakin bir gerçek var.
Ayıdan post İngilizden dost olmaz.
Azıcık tarih bilen her kez bilirki.
Arap yarım adasında.
Ve hatda kutsal topraklarda.
Müslüman Arapları kandırmak sureti ile.
Yüz yıllarca adaleti ile hüküm sürmüş olan.
Osmanlı devletine karşı; “KIŞKIRTAN ARKADAN VURDURAN’
Pek tabi İngiliz”ler değilmiydi.

Şunu asla unutmayın.
Arapları kışkırtan,
Arap ayaklanması’nı yöneten kişide.
Thomas Edward Lawrence”dir.
Takma adı ise Araplara tanıttığı ismi ile John Hume Ross”du.
Lawrence, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu’na karşı düzenlenen Arap Ayaklanması’nın (1916-1918) başarılı olmasındaki en mühim figür olması ile tanındı. Aynı zamanda, İngilizlerin zaferi ile sonuçlanmış Suriye-Filistin Cephesi’nde de (1915-1918) etkili bir isim olmuştur.
Gelin bir bakalım.
Sömürgeci İngiliz”ler kimdir.?
İngilizlerin karanlık geçmişi nedir.?
Öncelikle:
İngilizler, 16. yüzyılda denizaşırı sömürgeye ve köle ticaretine başladı. 1783’e gelindiğinde İngilizler Hint adalarındaki sömürgelerle büyük bir imparatorluğa dönüştü.

1922’de İngilizler yani Britanya İmparatorluğu, dünya nüfusunun 5’te 1’ini ve dünya toplam alanının ise 4’te 1’ini yönetiyordu.

Yaklaşık 500 yıl süren sömürgecilik dönemi; köle ticareti, kölelerin sömürgelerde kullanılması, katliamlar, kıtlıklar ve toplama kamplarındaki zulümlerle doluydu.

İngiltere’nin kölecilik tarihinde, 17. ve 18. yüzyıllarda köle ticareti ya da köleler tarafından üretilen ürünlerin satışıyla hem İngiltere hem de binlerce İngiliz ailesi zenginleşti. “İnsan” olarak görülmeyip, “mal” olarak alınıp satılan köleler, sahipleri tarafından sık sık “cezalandırılıyor”, hatta öldürülüyordu. Kölecilikle ilgili yasalar, daha çok köle sahiplerinin haklarını içeriyordu.

İngiltere ile bugünkü Güney Afrika Cumhuriyeti’nin kurulu olduğu bölgede yaşanan 2. Boer Savaşı (1899-1902) sırasında İngilizler, çoğunlukla kadınlar ve çocukları kamplarda topladı. Az yiyecek verilen aşırı kalabalık kamplarda, yaklaşık 28 bin Boer (Hollandalıların soyundan gelenler) ve bilinmeyen sayıda siyah Afrikalı öldü.

Hindistan’ın Amritsar kentinde 13 Nisan 1919’da, İngiliz sömürge yönetimine karşı yapılan barışçıl gösteriler, katliamla bastırıldı. İngiliz yetkililerin emriyle askerler, mühimmat bitene kadar ateş etmeye devam etti ve sadece 10 dakikada yaklaşık 1000 protestocu öldürüldü. Tarihe “Amritsar Katliamı” olarak geçen katliam emrini veren Brigadier Dyer, İngiliz halkının kendisine bir teşekkürü olarak parayla ödüllendirildi.

Avukat Cyril Radcliffe 1947’de, Hindistan ile yeni oluşturulan Pakistan arasındaki sınırı, bir öğle yemeği sırasında çizdi. Onun kısa zamanını alan çizime göre, 10 milyondan fazla insan evinden oldu ve yaşanan şiddet olaylarında 1 milyon kadar insan öldürüldü.

İngiliz sömürgesi altındaki Kenya’da bağımsızlık amacıyla başlatılan Mau Mau İsyanı (1951-1960) sırasında, binlerce Kenyalı öldürüldü ve kötü muameleye tabi tutuldu.

Bu ölüm ve kötü muameleleri mahkemeye taşıyan Kenyalılara katliamla karşılık verildi. Kikuyu kabilesi üyeleri, toplama kamplarında 100 bin kişinin öldüğüne inanılıyor.

İnancımız gereği her nefis ölümü tadacaktır.
Şah”da olsan.
Patişahda.
Kraliçe de Kralda olsan.
İster dünyanın en zengini yada en fakiri de olsan bizim inancımızda tek doğru vakti gelen ölümü tadacaktır.
Nokta…!
Hani derler ya sık sık kabristan ziyareti yapın,ölümü hatırlatır.
Kimler geldi.
Kimler geçti.

Topraklarında ki değerli madenler uğruna geri bırakılan ülkelerin çocuklarını, köleliğe mahkum edilen anne, babaları, ayaklanmalar ile topraklarından çıkarılan aç sefil halde perişan ölen halkları hatırlatmak istiyorum.

Dünyada ki bütün savaş, siyasi suikast, ayaklanma, açlık ve sefaletin tek sorumlusunun Buckinghem Sarayı yani İngiliz”ler olduğunu düşünüyorum.

Evet demek istediğim ya da söyleyebileceğim çok şey var ve lakin sizlerin de aynı hissiyatı yaşadığınızı hissettiğim için uzatmayacağım.

Sağlıcakla kalın
Kenan Akçahanoğlu

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.