Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Terörsüz Türkiye Vizyonu: En Büyük Kazanç Silahların Susmasıdır.

3 saat önce
10 kez okundu
Terörsüz Türkiye Vizyonu: En Büyük Kazanç Silahların Susmasıdır.

Türkiye, yaklaşık yarım asırdır terörün ağır yükünü omuzlarında taşıyor. Binlerce şehit, on binlerce yaralı, parçalanan aileler, göç etmek zorunda kalan insanlar ve yüz milyarlarca doları bulan ekonomik kayıplar… Terör, yalnızca can almamış; ülkenin enerjisini, umutlarını ve kalkınma potansiyelini de tüketmiştir.

Bugün sıkça dile getirilen “Terörsüz Türkiye” vizyonu, yalnızca güvenlik politikalarının bir hedefi değildir. Bu vizyon, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine dair ekonomik, sosyal ve siyasi bir kalkınma projesi olmalıdır.

Terörün olmadığı bir Türkiye’de devlet, güvenlik harcamalarına ayırdığı devasa kaynakların önemli bir bölümünü eğitime, sağlığa, teknolojiye, tarıma ve sanayiye yönlendirebilir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yıllarca yatırım yapmaktan çekinen girişimciler daha güvenli bir ortamda fabrikalar kurabilir, yeni istihdam alanları oluşturabilir. Gençler silahların gölgesinde değil, üretimin ve bilimin ışığında geleceğe hazırlanabilir.

Turizm de bundan en büyük payı alacaktır. Güvenli bir ülke algısı, yabancı yatırımcıların ve turistlerin Türkiye’ye olan ilgisini artıracaktır. Ekonomik büyüme hızlanacak, işsizlik azalacak, bölgesel kalkınma daha dengeli hale gelecektir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır. Terörsüz Türkiye, yalnızca örgütlerin silah bırakmasıyla gerçekleşmez. Kalıcı başarı; hukukun üstünlüğünün güçlenmesi, demokratik standartların yükselmesi, vatandaşların devlete olan güveninin artması ve toplumsal birlik ruhunun pekişmesiyle mümkündür. Çünkü güvenlik kadar adalet, özgürlük kadar huzur da güçlü bir devletin temelidir.

Türkiye’nin etrafı bugün adeta ateş çemberidir. Suriye’den Irak’a, Kafkasya’dan Karadeniz’e kadar birçok bölgede istikrarsızlık sürerken, içeride sağlanacak kalıcı huzur ülkenin dış politikadaki elini de güçlendirecektir. İç cephesi güçlü olan bir Türkiye, bölgesinde daha etkin ve daha caydırıcı bir aktör olacaktır.

Elbette toplumun hafızasında derin acılar vardır. Şehit ailelerinin, gazilerin ve terörden zarar gören milyonlarca vatandaşın yaşadığı acılar unutulamaz. Bu nedenle atılacak her adımın şeffaf, hukuka uygun ve milletin vicdanını rahatlatacak şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Kalıcı barış, adalet duygusunu zedelemeden inşa edilmelidir.

Sonuç olarak, Terörsüz Türkiye vizyonu bir siyasi slogan olmanın ötesine geçebilirse, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılındaki en büyük kazanımlardan biri olabilir. Çünkü silahların sustuğu yerde söz konuşur; korkunun yerini güven, çatışmanın yerini üretim, umutsuzluğun yerini ise gelecek alır.

Türkiye’nin gerçek

gücü, yalnızca güçlü ordusu değil; huzur içinde yaşayan, birbirine güvenen ve ortak geleceğine inanan 86 milyon insanıdır…!!

Hüsnü Karabulut

Araştırmacı Gazeteci

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.