Tarladan Gelen Emeğin Sesi :Çiftçi

Tarladan Gelen Emeğin Sesi :Çiftçi
Akdeniz’in verimli topraklarında ekmek parası kazanmaya çalışan bir çiftçiyle konuşuyorum. Kurak geçen günlerin ardından yağan yağmurla birlikte, aklında tek bir soru var: “Tarlaya ektiğim buğdaydan ne kazanırım?” Bu düşünceler arasında sorularımı yanıtlıyor.
Yedi yaşından beri babadan kalma bir miras olan çiftçiliği sürdürmenin zorluklarını anlatıyor. Bu mücadelenin kolay olmadığını biliyor ama yine de sevdiğini söylüyor. Babasından öğrendiği hayvancılık ve çiftçilik, bu güne kadar getirmiş geçimini sağlamış. Ancak son yıllarda geçim derdinin yanına eklenen ağır masraflar, omuzunda ki yükü artırmış ve iş verimliliğini düşürmüş.
“İşten ziyade artık bir mecburiyet oldu,” diyor. Mecburen devam edilen bu çiftçilik mesleği için devlet tarafından daha fazla destek verilmesi gerektiğini düşünüyor. Artan mazot fiyatları, çoğu meslektaşı gibi onu da oldukça etkiliyor. Tohum ve gübre fiyatlarının yüksek olması ise yalnızca kazancı azaltmakla kalmıyor; çiftçiyi topraktan uzaklaştırıyor ve verimin düşmesine neden oluyor.
Biz pazarda fiyat konuşurken, çiftçilerimizin sesini kim dinliyor?
Gelecek nesillerin gıda ihtiyacının sürekliliğine dikkat çeken çiftçi, ülke topraklarının bu kadar verimli olmasının büyük bir sermaye olduğunu vurguluyor. “Bu topraklara gereken değer verilirse, ülke olarak da zenginleşiriz,” diyor.
Gıdanın en temel ihtiyaçlardan biri olduğunu hatırlatırken, topraktan sofraya gelen sebze ve meyvenin kendi emeğiyle yetişmiş olmasının ayrı bir gurur verdiğini söylüyor. “Bu benim en büyük motivasyonum,” diye ekliyor.
Anadolu’nun verimli topraklarının yüzyıllardır Anadolu insanını doyurduğunu ve doyurmaya devam ettiğini belirtiyor. Bir mesleğin içinden gelen bu ses, Şeref Türkmen’den bize ulaşıyor. Son sözleri ise sade ama güçlü:
“Toprak devam etmeli, herkesi beslemeli. Hoşça kalın, toprakla kalın.”
Eda Nur Türkmen


