OLDUĞU YERDE KALMIŞ İNSANLAR

EMELCE’DEN HAYATA DAİR
OLDUĞU YERDE KALMIŞ İNSANLAR
Bazı hayatlar yıllarla ilerler… Bazıları ise zamanın bir yerinde durup kalır.
Kadın, yıllar sonra zorunlu bir ziyaret için bir zamanlar ardında bıraktığı şehre geri döndü. Buraya gelişi ne kadar mecburiyetten olsa da, ayrıldığı gün hissettiği acıyı ve hayal kırıklığını hâlâ unutamamıştı.
Hayatta arkadaşını, çevreni seçebilirsin. Ama akrabalarını seçemezsin. İşte bu yüzden, yerine getirmesi gereken son bir görev onu yeniden o sokaklara getirmişti.
Şehir değişmişti.
Yeni yollar yapılmış, binalar yükselmiş, parklar güzelleşmişti.
Ama insanlar…
Onlar sanki yıllar önce bıraktığı yerde kalmışlardı.
Bencillikler aynıydı.
Egolar aynıydı.
Kendini övme yarışları, dedikodular, yapmacık gülümsemeler…
Sanki zaman onlar için hiç ilerlememişti.
Kadın, işi biter bitmez dönüş yoluna çıktı. Araçları uzaklaştıkça omuzlarındaki yükün hafiflediğini hissetti.
İçinden sessizce gülümsedi.
“İyi ki yıllar önce bu şehirden ayrılmışım.”
Belki hayat ona kolay davranmamıştı.
Belki çok mücadele etmiş, çok yorulmuştu.
Ama o yol boyunca kendini bulmuş, öğrenmiş, değişmiş ve büyümüştü.
Eğer burada kalsaydı, belki o da zamanın durduğu insanların arasına karışacaktı.
Hayır…
Kendisine bunu asla yapamazdı.
Hayat, yerinde sayanlara değil; yürümeye cesaret edenlere yeni yollar açıyordu.
Ve o, arkasına bakmadan yoluna devam etti.
EMELCE’den not:
“Bazen en büyük değişim, bir şehirden ayrılmak değil; seni olduğun yerde tutan insanlardan uzaklaşabilmektir.”


