Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Mülteci Sorunu…

11 ay önce
267 kez okundu
Mülteci Sorunu…

Ülkemizde mülteci nüfus bir hayli yüksek her geçen günde resmi ve gayri resmi yoldan gelenlerle mülteci nüfusu hızla artmakta.

Burda iktidar ve muhalefet partilerinden farklı açıklamalar geliyor.

İktidar: “Ne yani kapımıza dayanmış mültecileri din kardeşlerimizi ölümemi terk etseydik.
Biz ezilenin mazlumun yanındayız.”derken.

Muhalefet: Mültecilere bu güne kadar kaç milyon dolar harcandı.
Mültecilere harcanan para ile ülke ekonomisi açık verdi. Vs vs hep işin ekonomik boyutunda açıklama yaptı.
Yalnız CHP lideri Kılıçdaroğlu”nun şu sözüne değinmeden gecemiyeceğim.

Ne dedi Kılıçdaroğlu: “Millet ittifakı göreve geldiğinde . Ülkemizde bulunan Suriye vatandaşlarını ülkelerine göndereceğiz. Oluşturulacak olan tampon ve güvenli bölgede onları misafir edeceğiz.”dedi.

Ülke olarak sadece mültecilerin karnını doyurmuyor bu yüzden sadece ekonomik kayıpdan dolayı kaybeden ülke olduğumuz gönürüyor.

Ama kayıp yada kazanç bunu
ufak bir hatırlatma ile başlayım.

 

Öncelikle ben asla ve asla Arapları sevmem.

Benim müslüman din kardeşlerimde kesinlikle değiller.
Arapları sevmek zorunda da değilim.

Kendi hür iradem bunu gerektiriyor.
Araplar dileyen onları sevsin müslüman din
kardeşleri olsun.
Evini bedava Suriyeli”lere bedava kiraya verip.
Sonrasındaki yemeğini, ekmeği paylaşsın.
Bence sorun yok.
Bu konuda her kesin fikrinede düşüncesinde saygı duymakla beraber.

Kimseyide gaza getirmiyor.

Hiç kimseyi de kışkırtmıyorum.

Arapları sevmem neden mi?

Alın size neden ve sebeb.

Osmanlı Devleti için sonun başladığı 1917 – 1918 yıllara dönmek lazım.
O yıllarda.
Bu Araplar neler yapmış bakalım.
Bu arada kimseye de tarih dersi vermek haddim değil.

İngiliz ajan Lawrence”nin kışkırtması sonucu

kutsal topraklarda bulunan zamanın aşiretleri şimdinin “Kral soyu/soysuzları” nın dedeleri kaç asır Osmanlı Devleti idaresinde kalmış ve hiç bir kimse öldürülmemiş kan akmamış hiç bir zulüm ve eziyet olmadan asırlarca yönetilmiş..

Osmanlı döneminde huzurlu ve güvenli sancak olan günümüz. Devletleri şimdi ise kan gölünü döndüğü bir gerçek.

İngiliz ajan Lawrence”nin kışkırtması ile başlayan isyanda Araplar Türk askerini arkadan vurmadımı.?

Hat da Türk askeri altınları yuttu diye dedikodu salınıp.

O askerlerimizin karnını deşerek altın arayan Araplar değilmiydi.?

Amacım tarih dersi vermek değil hepsi bir gerçek.

Şarkılara türkülere konu olan. Yüzbinlerce sehit verdigimiz bir ülke Yemen:

“Ahu yemendir gülü cemendir. Giden gelmiyor acep nedendir. ”
Yemende verdiğimiz şehit sayısını bilen varmı.?
Suriye, Arabistan, Irak, Libya, Mısır ve diğer arap ülkeleri nasıl elimizden çıktı.

Bazılarına göre müslüman din kardeşlerinin dedeleri .

Türk askerini arkadan nasıl vurdu. Osmanlı Devletine nasıl ihanet ettiler.
İngilizle, Fransız”la nasıl işbirliği ettiler.
Bilmek lazım.
Benim vatandaşım Arapların Osmanlı Devletine ve Türk milletine nasıl ihanet ettiklerini
azıcık araştıran her kez gerçeği görecektir.

Filistinli bir gazeteci dostum bir gün dediki.

“Arap yarım adasında olan devletlerde kan akıyor hiç durmuyor. Biz Araplar dedelerimizin
aldıkları bedduan dolayı hiç bir Arap ülkesinde huzur yok .
Hemen her kez yarını görmeden can korkusu ile yaşıyorlar.
Dedelerimiz Osmanlı Devletini ve
Türk askerini arkadan vurdu. Dedelerimizin o zamanki ihanetlerinin bedelini simdi torunları canları ile öduyor.

Bu yüzden Araplar ah aldı.
Beddu aldı.
Arap Devletleri iflah olmaz..”dedi.

Sordum kendisine senin gibi düşünen varmı.?

“Arap tarihçiler, aydınlar ve Osmanlı Devletine bağlı iken nasıldık diye inceleyen her kez benim gibi düşüyor.”dedi.

Geleyim asıl konumuza:

Ülkemizde kayıt dışı olarak çalışan. Suriyeliler, Irak’lılar, Afkanlar, Kırgızlar ve diğer ülke vatandaşları sayesinde kimler kazanım sağladı.

Sağlamayada devam ediyor.
Bir bakalım.
bunu düşünen de hiç olmadı.!
Suriyeliler başta olmak üzere
nesala izbe, bodrum katlarda depo olarak kullanılan yerleri yüksek ve faiş fiyatlara kiraya verenlerin kazandıklar paralar ne olacak.?

Yine zemin katlarda güneş görmez, balkonsuz

evlerini mültecilere yüksek ve faiş fiyata kiraya verip hem haksız kazanç sağlayan hemde ev ve işyeri kiraların artmasına neden olanların kazanmaları ne olacak.?

Ülkemizin bir çok ilinde özelliklede büyükşehirlerde 2.el eşya piyasası tamamen mültecilerin elinde.

Sadece 2. eşya değil tabiki parası olan uyanık mülteciler ne mi yapıyor.

Eminim şaşırtmayacaksınız.

1.Kendi kargo şirketlerini kurmuşlar. Müşteriler metrelerce kurukda. Ve hepsi de arap menşeli

2. Truzim şirketi kurmuşlar gezi turları, uçak bileti ve vip araçlarla trasfer hizmeti ve otel rezervasyonu yapıyorlar.

3. Rent a Car yani Oto Kiralama şirketi kurmuşlar. Kapılarında milyonluk servet değerinde araçlar var. Lakin hiç bir Türk vatandaşı na araç kirlamıyorlar. Sadece Türkiye’ye gelen arap müşterilerine araçlarını kiraya veriyorlar.

4. Emlak sektörü olmazsa olmazları eşyalı eşya sız ev kiraya verdikleri gibi konut satışı da yapıyorlar.

5. Danışmanlık hizmet işi yapıyorlar. Halen de sınırda bekleyen Irak”lı ve Suriyeli leri gayri resmi yollardan para karşılığı ülkemize sokuyorlar.

Onların geçici kimliğinden tutun her işlerini para karşılığı yapıyorlar.

Anlaştıkları özel hastanelere, hasta olup tedavi olmak isteyen arapları vip araçlarla götürüyorlar.

Ciddi bir gelir elde ediyorlar.

5. Dünya nın her ülkesine para karşılığı komisyon almak şartı ile anında para havalesi EFT yapıyorlar.

6. Birçok yerde marketleri var. Müşterileri tamamen arap ve bir birilerine yetiryorlar.

7. Bayan ve Erkek kuafor salonları var. Yine müşterileri hep arap.

Sanayi bölgelerine gidildiği vakit hemen hemen her iş yerinde yine mülteciler bedava yakın bir ücretle çalışmakdalar.

Suriye ve diğerler ülke vatandaşları yani Irak’lılar, Afkanlar, Kırgızlar vs.

ilk sırayı almakta. Kendi vatandaşımız iş bulamaz iken göçmen diyerek asgari ücretin dahi yarı fiyatına mülteciler çalıştırılmaktalar.

Burada kim kazançlı sormak lazım.?

Kimi işveren mültecileri yövmiyeli çalıştırdı parasını dahi ödemedi bir de üzerine bir nereye şikayet ediyorsan et dediğini de zaman zaman diyoruz. .

Soruyorum burada kim karlı kim zararlı..?

Kalın sağlıcakla

Kenan Akçahanoğlu

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.