Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Mirasçılardan Mal Kaçırma Meselesi ve Miras Hukukundan Kaynaklı Davalar

5 ay önce
1.356 kez okundu
Mirasçılardan Mal Kaçırma Meselesi ve Miras Hukukundan Kaynaklı Davalar

Mirasçılardan Mal Kaçırma Meselesi ve Miras Hukukundan Kaynaklı Davalar
Gündelik hayatta herkesin çevresinde duyduğu veya şahit olduğu hikayeler vardır: “Vefat eden teyzem, son zamanlarında mallarını sadece bir çocuğuna devretmişti, diğerlerini mağdur etti,” ya da “Babam vefat ettiğinde, kardeşimin üzerine görünen o arsalar aslında amcamıza aitti, kağıt üzerinde böyle görünüyordu ama işin aslı başkaydı.” Bu tür durumlar, aile içinde büyük kırgınlıklara ve hukuki anlaşmazlıklara yol açabilen, aslında toplumda sıkça karşılaşılan bir soruna işaret eder: mirastan mal kaçırma. Hukuk dilinde buna muris muvazaası denir. Yani, vefat eden bir kişinin (hukukta muris denir) aslında mirasçılarını miras paylarından mahrum bırakmak amacıyla yaptığı, görünüşte yasal olan ancak gerçekte farklı bir amaca hizmet eden gizli anlaşmalar ve işlemler muris muvazaasını meydana getirmektedir. İşte bu durumlar, mirasçıların yasal haklarını korumak için açtığı davaların temel konusunu oluşturur.
Muris Muvazaası Nedir, Neden Yapılır?
Mirasbırakan, bazen bazı mirasçılarını diğerlerinden ayırmak veya miras dışı kişilere mal aktarmak isteyebilir. Ancak, kanun belirli mirasçılara (saklı pay sahiplerine) mirasın belli bir oranını garanti eder. Bu saklı payları aşmak veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla, mirasbırakan gerçekte bir satış olmamasına rağmen, malını bir mirasçısına veya üçüncü bir kişiye satmış gibi gösteren bir işlem yapar. İşte bu aldatıcı işlem, muvazaa yani danışıklı işlem olarak kabul edilir. Aslında niyet, malı bağışlamak veya karşılıksız devretmekken, tapuda veya diğer resmi kayıtlarda satış olarak gösterilir.
Kimler Dava Açabilir ve Nasıl Bir Süreç İşler?
Bu tür davaları açma hakkı, mirasbırakanın vefatından sonra saklı pay sahibi mirasçılara aittir. Saklı pay sahibi mirasçılar, yasal olarak mirasın belirli bir oranına sahip olması garanti altına alınmış kişilerdir. Türk Medeni Kanunu’na göre bunlar: Altsoy ( Çocuklar, torunlar). Eş. Üstsoy( Mirasbırakanın ana ve babası)dır. Bu kişiler, mirasbırakanın yaptığı işlemin aslında bir satış değil, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı bir bağış olduğunu iddia ederek mahkemeye başvurabilirler.
Miras Hukukundan Kaynaklanan Diğer Dava Türleri
Miras hukukundan kaynaklanan ihtilaflar sadece muris muvazaası ile sınırlı değildir. Pek çok farklı nedenle mirasçılar arasında hukuki anlaşmazlıklar ortaya çıkabilir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan miras davalarına aşağıda değinilmiştir.
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası: Mirasçılar arasında kalan bir malın (örneğin ev, arsa) ortak mülkiyetine son vermek ve bu malı paylaştırmak amacıyla açılan davadır. Mirasçılardan biri, malın satılarak parasının paylaştırılmasını veya malın paylara bölünerek mirasçılara verilmesini isteyebilir. Bu dava sonucunda mal satılabilir veya taksim edilebilir. Yetkili ve görevli mahkeme miras kalan malın bulunduğu yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Vasiyetnamenin İptali Davası: Mirasbırakanın bıraktığı vasiyetnamenin, kanunda belirtilen şartlara uygun olmadığı (örneğin akıl sağlığının yerinde olmaması, hata,hile veya korkutma gibi irade sakatlığı halleri) iddia edilerek iptalinin istendiği davadır. Eğer vasiyetname iptal edilirse, miras mirasçıların yasal payları oranında dağıtılır. Yetkili ve görevli mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Tenkis Davası: Mirasbırakanın, sağlığında yaptığı bağışlarla veya ölüme bağlı tasarruflarla (vasiyetname gibi) saklı pay sahibi mirasçıların haklarını ihlal etmesi durumunda açılan davadır. Bu davayla, saklı payı ihlal edilen mirasçı, ihlal edilen kısmın kendisine ödenmesini veya malın bir kısmının kendisine iadesini talep eder. Yani, mirasbırakanın dağıttığı malların bir kısmı, saklı payların korunması amacıyla geri getirilir. Yetkili ve görevli mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Mirasçılık Belgesinin (Veraset İlamı) İptali Davası: Mirasçılık belgesi, kimlerin mirasçı olduğunu ve miras paylarını gösteren resmi bir belgedir. Eğer bu belgede bir yanlışlık olduğu, örneğin sahte bir evlilik ilişkisi olduğu veya mirasçı olmayan birinin mirasçı olarak gösterildiği iddia edilirse, bu belgenin iptali için dava açılır. Yetkili ve görevli mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Mirasın Gerçek Reddi Davası: Mirasbırakanın borçları, alacaklarından fazlaysa veya mirasçılar mirası almak istemiyorlarsa, mirasın reddi için dava açılabilir. Bu davanın mirasbırakanın ölümünden itibaren 3 ay içinde açılması gerekir. Mirasın reddi halinde, mirasçılar mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmazlar. Yetkili ve görevli mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Usul Kuralları ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Miras davaları, hukuki açıdan oldukça karmaşık ve özel bilgi gerektiren süreçlerdir. Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatları (kararları) çok önemlidir ve mahkemeler bu kararlar doğrultusunda karar verirler. Unutulmamalıdır ki somut ihtilafın koşullarına göre uygulanacak içtihatlar farklılık göstermektedir. Her ne kadar bazı miras davalarının kendisi zamanaşımına tabi olmasa da, dava sürecindeki birtakım dilekçe verme, delil sunma gibi aşamalar kesin sürelere tabidir. Bu sürelerin kaçırılması, hak kaybı yaşanmasına ve davanın aleyhinize sonuçlanmasına neden olabilir. Uygulamada aleyhinde dava açılan vatandaşların kendilerine verilen yasal süre içerisinde istenen bilgi ve belgeleri mahkemeye ibraz etmeden duruşmaya gelerek Mahkemede derdini sözlü olarak anlatma eğiliminde olması sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu durumda vatandaşların yapacağı savunmanın yalnızca davayı inkar kapsamında değerlendirilmekte olup yasal süresi geçtikten sonra sunulan deliller
Öte yandan özellikle muvazaa gibi gizli anlaşmalarda ispat zordur. Mirasçı, mirasbırakanın gerçekten mal kaçırma niyetiyle hareket ettiğini ve işlemin gerçek bir satış olmadığını kanıtlamak zorundadır. Bu da delillerin titizlikle toplanmasını ve doğru şekilde sunulmasını gerektirir. Bu nedenlerle, miras davası açmayı düşünen veya kendisine karşı böyle bir dava açılan kişilerin gereken hukuki araştırmayı eksiksiz yapması, yapamaması halinde mutlaka alanında uzman bir avukattan hukuki destek alması hayati önem taşır. Bir avukat somut olayın koşullarını doğru şekilde analiz eder, gerekli delilleri toplamanıza yardımcı olur, dilekçeleri hukuka uygun şekilde hazırlar, Yasal süreleri takip eder Mahkeme sürecinde sizi en iyi şekilde temsil eder ve hak kaybına uğramanızın önüne geçer.
Unutmayın, miras davaları genellikle aile içi ilişkileri de etkilediği için duygusal olarak da yıpratıcı olabilir. Profesyonel bir hukuki destek, bu sürecin daha sağlıklı ve hızlı ilerlemesine yardımcı olacaktır.

Av.İbrahim Burak CİNGİL

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.