Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

MEDYA NEDEN DÖRDÜNCÜ GÜÇDÜR

4 ay önce
115 kez okundu
MEDYA NEDEN DÖRDÜNCÜ GÜÇDÜR

Değerli okurlar;

Dördüncü Güç: “Medya”yı
Okuyucularımdan bilenler elbetteki vardır.
Lakin bilmeyenlere ve siz gazeteciler kimsiniz diyenlere karşı..
Neden Medya 4″cü güçtür.?
Bilgilendirmek isterim.
Türkiye’de devlet yönetim sisteminde. Yasama, (TBMM) yürütme (HÜKÜMET) ve yargı (ADALET- ADLİ) kurumları demokratik devlet yapısını koruyan ilk üç güç olarak kabul edilir.

Zamanla önemi ve etkisi daha da anlaşılmış olan “medya” ise, bu üçünden sonra “dördüncü güç” olarak tanımlanmıştır.

Medyayı 4″cü güç yapan nedir.?
diyecek olur isek.

Medya yelpazesi En başta:
Tv kanalları, Basılı gazeteler, Radyo, Dergi ve internet gazeteciliği, “dördüncü güç” olarak yer almaktadır.

Malum günümüzde yaşam şartları, güvenlik ve sürekli gözetlenmenin getirdiği korku ve endişe hissi de medyanın üzerimizdeki gücünü daha da pekişdirmiştir.
Medya gücü sayesinde.
Hiç bir şey gizli kalmıyor.

Yazılı, duysal ve görsel.
Medyanın bilgimiz, fikirlerimiz, tavırlarımız ve hatta dünyayı algılayış şeklimiz üzerinde büyük etkisinin olduğu bugün herkes tarafından kabul
edilen bir gerçek olduğu asla unutulmamalıdır .

Medya özellikle gençlerin ve çocukların üzerinde aile ve toplumdan daha etkili olduğu da bir gerçektir. Medya dünyanın her neresinde hangi ülkede olursa
olsun bir gelişmeyi herkesten önce ulaşabildiği gibi onu izleyicisi ile anında buluşturmaktadır.
Buda medya gücünün göstergesidir.

Yani yasama, yürütme ve yargı organları küreselleşmeye ayak uydurma konusunda medya kadar güçlü olamaz.
Bu nedenle:
Medya zaman zaman “üçüncü güç” olarak kendisini gosterir.

Medya devletin organlarında yapılan faaliyetleri halk adına denetleyerek aynı zamanda halka bilgi verir. Halk da bu bu bilgiler ve yayınlar sayesinde kendi geleceği hakkında bilgi sahibi olur.

Medyanın insanlar üzerindeki etkisinin anlaşılması üzerine medya gerek devletlerin gerek ulus aşırı şirketlerin tekeline girmeye başlamıştır.
Medyanın demokratik bir “dördüncü kuvvet” olması, kamuoyuna doğru ve tarafsız bilgi vermesiyle gerçekleşir.

Eskiden siyasi güce sahip olmak için ya Holdinğ yada banka sahibi olmak gerekirdi. Bugün bir medya kuruluşuna hakim olmak daha makbul. Şöhret, para ve statü kazanmanın en kolay yolu da medya”dan geçiyor.
Bir öz eleştiri yapacak olursak. Medyanın çirkini güzel, ahlaksızı ahlaklı gösterme gibi bir yeteneği de kesinlikle vardır.

Bir politik liderin karizmasının bozulması veya bozulmaması da medyanın elindedir.. Bu yüzden kamuoyunun yakından tanıdığı isimler medya ile iyi gecinmek zorunda kalır.

Günümüzde özellikle ulusal televizyon kanalları reyting yapacak diziler ve yarışma programlarını izleyicisine buluşturma adına bir birileri yarış ve rekabet halindedir.
Tv kanallarında yayınlanan programlar en gecinden en yaşlısına izlenme rekoru kırdığını da bilmeyen yoktur.

Örnek verecek olursak.
Müge Anlı başta olmak üzere
Survivor, Yemekteyiz, MasterChef Türkiye, O Ses Türkiye, Televole, Biri Bizi Gözetliyor gibi magazinsel programlar, insanların mahrem hayatlarını anlattığı çöpçatanlık programları, programın kendisinden uzun reklam araları bu ortamda oluşmaya başladı.

Farklı medya birimlerinde tekrar eden bir resim, o algının yerleşmesinde oldukça etkilidir. Bu yüzden medya kuruluşları gazeteden dergiye, radyo kanalından televizyon kanalına, her türlü yaş gurubuna hitap eden farklı alanlarda faaliyet gösterir.
Medya kuruluşları reklam geliri olmadan ayakta duramaz. Türkiye’de maalesef MEDYA kuruluşlarının uymak zorunda olduğu bir medya etiği kanunu yoktur. Anayasada mevcut medya düzenlemelerinin ise uygulamaları hiç yoktur.

Medya bize aslında ne düşüneceğimizi değil ne hakkında düşüneceğimizi söylemektedir. Ortaya bir gündem atılır, yazarlar ve halk bir hafta çeşitli açılardan o konuyu yazar ve ya konuşur, sonra gündem değişir. Halk konuşup, görüş beyan edebildiği için kendini özgür sanır ama, medya takipçileri her zaman medyaya bağımlıdır.

Demokrasinin temellerinden biri olan medya kötü niyetli insanların ya da kendi çıkarlarını kayıran kurumların elinde olmamalıdır. Medya, haber ve bilgi aktarımını doğru, ve tarafsız olarak yerine getirebilmelidir.

Takip de kalın..!
Benimle kalın..!
Sağlıcakla kalın
Kenan Akçahanoğlu
Araştırmacı Gazeteci

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.