Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

CUMHURİYET VE KADIN

4 ay önce
4.859 kez okundu
CUMHURİYET VE KADIN

Bugün daha bir gururla oturdum klavyemin başına, cumhuriyetimizin 100. Yılı.
Biz acaba cumhuriyeti doğru anladık mı? Cumhuriyet sadece bir yönetim şeklinden mi ibaretti yoksa bizi biz yapan bir değer miydi? Şanlı milli mücadelemizden önce bizi esir etmek için ellerinden geleni yapan tüm güruhlar asrın tokadını yiyeceklerinden habersizdiler. Medeniyetten habersiz ölüme terk edilen Türk insanı küllerinden doğacaktı. Yarı aç olduğu halde kağnılarla yollara düşen kahraman Türk kadını sırtında yavrusuyla vatan kurmaya çalışıyordu. Cephede kahramanca vuruşan şanlı Türk askeri ise yeni bir devri başlattığından bi haberdi. Zafer kazanılmış, artık tüm yurttaşların kendini anlama ve anlamlandırma vakti gelmişti.
Artık kadınıyla erkeğiyle herkes yurttaştı. Din, dil, ırk, mezhep, renk, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın herkes eşitti. Herkes seçip seçilebiliyordu. Tüm yurttaşlar kadınıyla erkeğiyle artık çalışabiliyor, üretebiliyor, düşünebiliyor olmanın verdiği gururla bir fert olduğunun farkındalığını yaşıyordu. Tüm bu olaylar silsilesinde hiçlikten varlığa geçen bir nefer vardı, Türk kadını.
Yıllarca eve hapsedilmiş, medeniyetten habersiz kalan Türk kadını, zümrüdü anka misali dünyadaki tüm kadınları kendine hayran bıraktırıyordu. Toplumda yer edinememiş ve bir objeden öteye geçememiş olan kadınlarımız bütün dünyanın imrendiği fertler haline gelmişti. Artık, dünyanın tartışmaya açmadığı ve kendinin dahi hayal edemeyeceği seçme seçilme hakkına sahipti. Bizi köle etmeye çalışanlar yine bir asrı kapatıp bir asrı açtığımızı anlamamışlardı. Türk kadını gelecek nesillerinde içlerinden çıkan öğretmeni, mühendisi, doktoru, sporcusu, vekili, bakanı ve daha sayılamayacak birçok alanda meyvelerini vermişti. Millî mücadelenin ve cumhuriyetin hakkı ancak daha ilerilere gidilerek ödenebilirdi. Çünkü bastığımız toprakta ve aldığımız nefeste bir ağacın, bir arının, bir koyunun ve kağnıyı çeken bir mandanın dahi hakkı vardı.
Düşündüm de hangi kavram ya da obje bizlerin bu şekilde yükselmemizi ister ve cumhuriyetle özdeşleşebilirdi. Ana. Evet herkesin iyiliğini en çok anası isterdi. Cumhuriyetle yeniden doğmuştuk. Bizde bu vatanın evlatları olarak hepimize emanet edilen bu mirası son nefesimize kadar korumayı kendimize düstur edinmeliyiz.
Malumunuz hep duyarız her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.
Bu seferde bir kadın yazar olarak başarılara imza atmamda en büyük etken her daim arkamda ve yanımda olan.
Editörlerim Adem Subaşı ve
Buğra Çelik’e teşekkür ederken.

Medeni dünyaya önder olabilmek için.
Cumhuriyetimizin 100. Yıl dönümü kutlu olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!

Sağlıcakla kalın.
Pervin Göksel

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.