Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

CEMİLE – 7. BÖLÜM

1 ay önce
72 kez okundu
CEMİLE – 7. BÖLÜM

CEMİLE – 7. BÖLÜM
Günler ayları, aylar yılları kovalamaya devam ediyordu.
Aliye, evliliğini doyasıya yaşayamadan anne olmuştu bile. Bir kız çocuğu dünyaya getirmişti.
Cemile artık anneanneydi.
Bu mutluluk ona başka bir güç vermişti. Evdeki işlerini bitirir bitirmez, arka sokakta oturan kızının yanına koşuyor, elinden geldiğince ona yardım ediyordu.
Ali ise on yedi yaşına gelmişti. Ufak ufak çalışmaya başlamış, kazandığı parayla hem kendi harçlığını çıkarıyor hem de annesinin eline biraz para bırakıyordu.
Hikmet bu durumdan oldukça memnundu.
Artık kendisine daha fazla para kalıyordu. O da bu parayı içkisine daha çok yatırabilecekti.
Hikmet’in ne zaman ne yapacağı belli olmuyordu. Bazen çok sevecen, bazen de son derece bencil ve yalnızca kendisini düşünen bir adamdı.
Cemile ise her zamanki gibi fedakârdı.
Çocuklarına o kadar düşkündü ki kendi hayatını düşünmek aklının ucundan bile geçmiyordu.
On altı yaşına gelen Müzeyyen ise artık iyice serpilmeye başlamıştı. Aynı mahallede yaşayan Fikret’le gizli gizli flört ediyordu.
Hem ağabeyinden hem de babasından gizliyordu bu ilişkiyi.
Annesinin duygusallığından da yararlanıyordu biraz.
Ama hiçbir şey sonsuza kadar gizli kalmıyordu.
Fikret, durumun anlaşılmasıyla birlikte Müzeyyen’i istemekten başka çaresi olmadığını anlamıştı.
Her şey çok hızlı gelişti.
İsteme oldu, ardından nikâh…
Müzeyyen, telli duvaklı baba evinden kendi evine değil, kayınvalidesinin evine doğru yola çıktı.
Kayınvalidesi, yıllar önce kocasını kaybetmiş; altı çocuğunu hem anne hem baba olarak büyütmüş, hepsini birer birer evlendirmişti.
Evde hâlâ iki bekâr çocuk vardı. Diğer evli çocuklar da zaman zaman aynı çatı altında yaşıyordu. Yalnızca en büyük oğul ayrı bir ev kurmuştu.
Müzeyyen eve gelince, zaten kalabalık olan ev daha da kalabalıklaşmıştı.
Ama Müzeyyen bu hayatı çok fazla yadırgamadı.
Çünkü severek evlenmişti.
Ablası görücü usulüyle evlenmişti. O ise sevdiği adamla evlenmişti ve bunun mutluluğunu yaşıyordu.
Kalabalık bir aileye gelin gitmiş olmak bile onu fazla etkilememişti.
Çünkü daha hayatın ne getireceğini bilmiyordu.
Leğenin başına geçiyor, evdeki onca kişinin çamaşırını yıkıyordu.
Hem de hiç ses çıkarmadan…
Üstelik ilk çocuğuna hamileydi.
O yıllar, gençlerin de hayatına başka bir heyecan getirmişti.
Evdeki bekâr gençler, dönemin sağ-sol çatışmalarının içine girmişlerdi. Bazen başları derde giriyor, bazen korkutucu olaylar yaşıyorlardı.
Ama vatan, millet ve dava uğruna mücadele ettiklerine inanıyorlardı.
Ali de artık onlara katılmıştı.
Gençler bir ekip olmuş, birlikte hareket etmeye başlamışlardı.
Cemile ise her akşam oğlunun yolunu gözlüyordu.
Kocasına belli etmeden…
Gözyaşları içinde, gecenin ilerleyen saatlerine kadar bekliyordu.
Hikmet uyuduktan sonra ise kapıyı sessizce açıyor, Ali’yi usulca eve alıyordu.
Bir anne, oğlunu korumak için korkusunu içine gömüyordu.
Ama hayat, Cemile’nin çocuklarının her biri için bambaşka hikâyeler yazmaya devam ediyordu.
Şimdi sıra Ali’deydi.
Ali’nin hayatında neler olacaktı?
Hangi yollar onu bekliyordu?
Ve Cemile, oğlunun yaşayacaklarına ne kadar dayanabilecekti?
Bir sonraki bölümde Ali’nin hayatına geçeceğiz.
Bakalım o neler yaşayacak?
EMELCE’DEN HAYATA DAİR
Bugünlük bu kadar…

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.