SANATSEVER KALPLERI HASAN EYLEN KOROSU BULUŞTURUYOR

Ses sanatı, şarkı söylemek, insanlık tarihinin en köklü geçmişine uzanan ve insanla beraber çağlar aşarak bugüne ulaşan bir mirastır. Farklı sanat dalları zamanla bu kapsamın genişlemesine katkı sağlamış olsa da, ilk insanların korkularını, sevinçlerini ve duygularını sesleriyle ifade ettiğini biliyoruz. Bu, insanın görünmeyen iç dünyasına kapı açan, gizemli ve sırlı bir yoldur.
Bugün biz size anlatmak istediğimiz yalnızca Hasan Eylen ‘in başarıları değil; sanatı seven kalpleri bir araya getiren o büyük tutku, sanatın bu sırlı dünyaya açılan kapısı ve bu kapıdan geçerek hayatına anlam katan insanlardır.
Türk sanat müziğini seven ve sanata aşık gönülleri bir araya getiren koro programlarında; farklı yaş gruplarından, farklı mesleklerden ve bambaşka hayat yollarından gelen insanlarla tanışma fırsatı bulduk. Onların en büyük ortak noktası: Sanat sevgisi.
“Sanata aşina kalplerden kötülük gelmez” derler. Bu çalışmanın sadece bir Koro yada Türk sanatı müziği faaliyetinden ibaret olmadığını; kimine merak, kimine büyük bir tutku olduğunu anladık. Dahası, bu yolculuk kime yaşam mücadelesi, hayata tutunma savaşı, kime ise yaşamın anlamı olmuş.
Bu sanat buluşmasında hayatının anlamını tekrar bulan, kendini yeniden keşfeden insanların hikayelerine şahit olduk. Demek ki, bu kurslar kimine umut, kimine dönüm noktası olmuş.
Sanat: insanın görünmez iç dünyasına giden bir yol ve açılan bir kapı olmasının yani sıra, insan ruhuna şifa veren, maneviyatını doyuran en güzel azıklardan biridir.
Uzun yıllardır bu sanat aşkıyla yaşayan Serpil Ateş, “ İnsan için kendine uğraşacak sevdiği bir işi bulmak çok önemlidir” diyerek bu durumu özetliyor.
Hasan Eylen ’in koro programlarına uzun yıllardır katılmaya devam eden Sevim Kılıçaslan ise duygularını şu sözlerle ifade ediyor: “Yeni çağın beraberinde getirdiği yaşam düzeninde, dışarıda yakınlarımız, dostlarımız ve sevenlerimiz çok olsa da evimizin içinde yine yalnız kalıyoruz. Uzun akşamlarda söylediğim ve dinlediğim şarkılarla hayatımda yeniden anlam buldum.”
Türk sanatı ve müziği korosundeki sıcak ortam ve güler yüzleri görünce bizim yüzümüze de hemen bir tebessüm bulaştı…
Bugün sokaklarda adeta güler yüzlere hasret kaldık. Yaşam zorluğu ve ekonomik sorunlar yüzünden mı bilinmez, insanların yüzünde bir durgunluk, iletişimlerinde bir dargınlık var. Kavgalar çok kolay çıkabiliyor. Birbirimizden sıcak bir teşekkürü, bir memnuniyet ifadesi ve tatlı bir tebessümü esirger olduk. Tebessüm etmek yerine insanları çok kolay kırabiliyoruz. Hatta, bazen bir “Merhaba” bile yanlış anlaşılabiliyor; birbirimizden korkar hale geldik. Trafikte, ya da yolda sağ-salim eve gelebilmek, her gün duyduğumuz olaylardan sonra artık bir başarı meselesi haline geldi. “Aman sen bana dokunma, ben de sana” diyerek akıbet duyarsızlaştık. Maneviyatımızdaki bu boşluk, ruhumuzu sevgi, şefkat ve merhametle dolduracak nimetlerden uzaklaştığımız içindir belki de. Oysa, tüm bunlar toplam ahlakımızı ve kişiliğimizi belirler. Sanat, mütalaa ise insan ruhunu yumuşatır, maneviyatını zenginleştirir.
Hasan Eylen gibi insanların ruhuna dokunan, kalpten kalbe sevgi köprüleri kuran kişiler sayesinde umarız insanların yüzleri hep güler. Aramızda iyilik bulaştıran insanların sayısı hep çoğalır…
Ankara’nın Kızılay, Ümitköy bölgelerindeki programlarda şu bugünde 9 ayrı koro çalışmasında 300-400 sanatsever yer alıyor. Bu çalışmalar aynı zamanda program sonunda, Mayıs ayında verilecek büyük konser için yapılan hazırlıklardır. Türk sanat müziği sanatçısı, koro şefi Hasan Eylen kalplerden kalplere geçen sanat sevgisini ve tutkusunu yüreklere ulaştırmaya devam ediyor. Biz de bu hayırlı yolda başarılar diliyor, sanatın daha nice kalplere şifa olmasını temenni ediyoruz.
DILDORAHON HUSHBAKOVA


