Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Emeklilerin Bankamatik Başında Biten Umutları ; Emeklinin Büyük İsyanı ve Hak Arayışı

4 saat önce
8 kez okundu
Emeklilerin Bankamatik Başında Biten Umutları ; Emeklinin Büyük İsyanı ve Hak Arayışı

Türkiye’de milyonlarca emekli için artık sabır taşmış, sözün bittiği noktaya gelinmiştir. Yıllarca fabrikalarda emek veren, tarlalarda alın teri döken, dükkânını her sabah umutla açan; primini ve vergisini eksiksiz ödeyen milyonlarca insan bugün açlık sınırının çok altında bir yaşam mücadelesi vermektedir. Emeklilerin yükselen sesi yalnızca bir geçim sıkıntısının değil, yılların emeğine, alın terine ve insan onuruna yönelik büyük bir adaletsizliğin haykırışıdır.

Sokak röportajlarında titreyen seslerle yaşadıklarını anlatan, pazar artıklarını toplamak zorunda kalan, ilerlemiş yaşına rağmen ekmek kuyruklarında saatlerce bekleyen yaşlılarımızın görüntüsü, bu ülkenin en acı gerçeklerinden biridir. “Gençliğimizi bu ülkenin kalkınmasına adadık; yaşlılığımızda neden yoksulluğa mahkûm ediliyoruz?” sorusu, vicdanları sarsan bir adalet çağrısıdır. Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında ilk göz ardı edilen kesimin emekliler olması ise sosyal devlet ilkesinin ciddi şekilde sorgulanmasına neden olmaktadır.

Emeklilerin tepkisini büyüten en önemli sorunlardan biri de prim günleri arasındaki farkın maaşlara yeterince yansıtılmamasıdır. Ömrü boyunca 9.000-10.000 gün prim ödeyen bir çalışan ile daha düşük prim gün sayısıyla emekli olan bir kişinin benzer düzeyde maaş alması, birçok emekli tarafından adaletsizlik olarak görülmektedir. Daha fazla çalışan, daha fazla prim ödeyen insanların emeklerinin karşılığını alamadığı düşüncesi, sistemin adaletine olan güveni zedelemektedir. Herkes aynı marketten alışveriş yapıyor, aynı ekmeğe aynı ücreti ödüyor; ancak devlete daha fazla katkı sunanların bu katkılarının maaşlarına yeterince yansımadığı yönündeki eleştiriler her geçen gün artmaktadır.

Artık bu sorun, geçici vaatlerle ya da kısa vadeli maaş artışlarıyla çözülebilecek bir noktayı geride bırakmıştır. Emekliler sadaka değil; yıllarca çalışarak hak ettikleri yaşam standardını talep etmektedir. Prim gün sayısı ve ödenen prim miktarı gözetilerek daha adil bir maaş sistemi kurulması, emekliler arasındaki farklılıkların hakkaniyetli biçimde düzenlenmesi ve en düşük emekli aylığının insanca yaşamaya yetecek bir seviyeye çıkarılması yönündeki talepler giderek daha güçlü dile getirilmektedir.

Bu

Alın terinin karşılığını vermeyen bir sistemin, toplumun geleceğine güven vermesi de kolay olmayacaktır.

Hüsnü Karabulut  Araştırmacı Gazeteci

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.