Z Kuşağını Anlamak Kadar, Geleceğimizi Korumak da Önemlidir.

Elbette bütün gençleri aynı kefeye koymak doğru değildir. Ailesine, büyüklerine saygılı, vatanını seven, değerlerine bağlı ve geleceği için çalışan binlerce gencimiz vardır. Ancak son yıllarda toplumda giderek yaygınlaşan bazı davranışlar hepimizi derinden düşündürmektedir.
Toplu taşıma araçlarında yaşlılara yer vermemek, yüksek sesle konuşmak, küfürlü ifadeleri günlük dilin bir parçası haline getirmek ve çevresindeki insanları rahatsız etmeyi önemsememek; özgürlük değil, toplumsal saygının zayıflamasıdır. Medeniyet, yalnızca haklarını bilmek değil, başkalarının haklarına da saygı göstermektir.
Bunun yanında gençlerimizi bekleyen daha büyük bir tehlike vardır. Bonzai, uyuşturucu maddeler, sentetik haplar, alkol bağımlılığı ve benzeri zararlı alışkanlıklar, ne yazık ki her geçen gün daha fazla gencimizi hedef almaktadır. Bir gencimizi bu karanlık bataklıktan kurtarmak, sadece bir hayatı değil; bir aileyi ve ülkemizin geleceğini kurtarmak demektir.
Toplum olarak bizleri kaygılandıran bir diğer konu ise ahlaki ve kültürel değerlerde yaşanan aşınmadır. Ar, edep, haya, nezaket ve saygı gibi toplumun temelini oluşturan değerlerin zayıfladığı yönündeki endişeler her geçen gün artmaktadır. Giyim kuşamdan konuşma üslubuna, davranışlardan sosyal medya paylaşımlarına kadar birçok alanda, Türk örf ve adetleriyle bağdaşmadığını düşünenlerin sayısı da az değildir. Bu durum, yalnızca gençlerin değil; ailelerin, eğitim sisteminin, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğu olarak değerlendirilmelidir.
Bu tabloyu yalnızca gençlere yüklemek doğru olmaz. Bir çocuğun ilk öğretmeni ailesidir. Saygıyı, sevgiyi, ahlakı, sorumluluk duygusunu ve milli-manevi değerleri önce aile kazandırır. Ardından okul, çevre ve medya bu eğitimi şekillendirir. Bu nedenle ailelere, eğitim kurumlarına ve devletin ilgili kuruluşlarına büyük görev düşmektedir.
Gençlerimizi eleştirmek yerine onları dinlemeli, anlamalı, sporla, sanatla, bilimle ve kültürel değerlerle buluşturmalıyız. Çünkü bugünün gençleri, yarının Türkiye’sini inşa edecek nesildir.
Unutmayalım; bir milleti güçlü kılan sadece ekonomik kalkınması değil, ahlakı, kültürü, aile yapısı ve yetiştirdiği gençliğidir. Gençlerimizi bağımlılıklardan korumak, milli ve manevi değerlerle yetiştirmek, Türk örf ve adetlerini yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Güçlü Türkiye’nin teminatı, karakterli, ahlaklı, saygılı ve bilinçli bir gençliktir.
Sağlıcakla kalın.
Hüsnü Karabulut


